11 Haziran 2017

Ela'dan Baskılar

Dün benim M.T.S.K sınav görevim vardı. Sabahın 6 sında zor kalkıp gittim akşamın 6 sında yorgun geldim. İftara misafir varmış bende sinirden ağladım terasta. Çünkü çok yorgun ve hastaydım. Neyse konumuz o değil.
Akşam misafirler yemek yedi, çay içiyorlar. Misafirin yanında Ela dedi ki;
- Anne, kardeşim karnına geldi mi? Ne zaman gelecek? Misafirlere de annemin karnına bebek gelecek, benim kardeşim olacak tamam mı? Dedi.
Ben rezil, yer yarılsa da içine girsem modunda. Herkes bana bakıyor. Bende diyorum bakmayın öyle hamile falan değilim Ela uzun zamandır böyle.
Bu kız milletin içinde böyle dememeyi ne zaman öğrenecek çok merak ediyorum 😀😀

08 Haziran 2017

Öğretmene El Emeği Hediye

Malum yarın karne günü. Ela 4 yaş anasınıfını bitirmiş oluyor. Yarıyıl karnesinde sınıf para toplayıp öğretmene çiçek almış. Bana saçma gelmişti yarıyıl tarihinde hediye ve katılmamıştım. Ela'nın içinde kalmış. Eve gelince babaannesine "babaanne sınıf arkadaşlarım öğretmenime çiçek verdiler benim elim boş kaldı çok üzüldüm" demiş. Bu dönem kızımı yedirmem arkadaş.  Üzülmesine dayanamam. Çiçek te neymiş, el emeği, göz nuru hediye yanında 😀
Hediyemiz bu. Az önce yaptım. Olmuş mu aplacımlar? Size gelmiş olsa beğenir miydiniz? Bizim öğretmen birazdan fazla kokoş beğenmemesinden korkuyorum da😀
Umarim beğenir Sinem öğretmen. Seneye de aynı öğretmenini istiyor bakalım kısmet denk gelebilecek miyiz.
Şimdiden tüm öğrencilere iyi tatiller dilerim. 

07 Haziran 2017

Haziran Kitapları

Haziran bir geldi pir geldi. Amma bereketli geldi şahsen. Bugün haziranın 7si ve ben 4 kitap bitirmiş bulunmaktayım 😊😊 haftasonu okumadım.
İş yerinde okuyorum kitapları. Evde hiç vaktim olmuyor ki. Eve gel yemek yap, sofrayı kur, yemek ye, bulaşık topla mutfaktan çıkmışım saat 10 u buluyor. Ben Pert yatağa giriyorum sonra.
Normalde benim işim çok yoğundur. Okulun son haftası olduğu için öğretmenler karnelere yoğunlaşmış bulunmakta. O yüzden okulun son haftaları bizim için boş geçiyor. Haftaya acısı çıkar.

Okuduğum kitaplar bunlar. Şu en başta olan minik boy var ya onu hiç beğenmedim. Okuduğumu anladıysam tavşan olayım. Buket Uzuner ilk defa okudum ama sınıfta kaldi sevmedim.
Madalyonun içi, Gülseren Budayıcıoğlu. Bu kitap şahane. Etkileyici ve sürükleyici. Yazan kişi psikiyatri. Hastalarını anlatıyor, isimleri değiştirerek.
Zülfü Livaneli Son Ada. Biraz siyasi bir kitap. Ama ben çok beğendim.
Kelebek adası Sarah Jio. Bu kadının kitaplarına bayılıyorum ben. Kaç kitabını okudum saymadım ama okumadığım bir kitabı kaldı o da Agapi. Kitap alışverişimde listede duruyor şuan.

Şimdi sırada uzun zaman önce aldığım ama elimin gitmediği kitap var. İskender Pala, Efsane.
Ben şahsen İskender Pala'ya mesafeliyim. Dili ağır, anlamıyorum. Şimdilik yeni bir kitap alamam okumadıklarımı okumaya çalışıyorum. Umarım bunu da hemen bitirebilirim.
İşten yeni geldim biraz uzanayım sonra yemek yapacağım.
Herkese hayırlı iftarlar dilerim 😊

02 Haziran 2017

Terasımızın Güzelleri

Bizim evin terasını çok seviyorum. Terasta,yazın kitap okumayı, kahve, çay yudumlamayı çiçeklerimizi seyretmeyi çok seviyorum. Genelde bizim ev botanik bahçe gibidir her bi delikten çiçek çıkar. Ama ben en çok terastaki çiçekleri seviyorum. Rengarenk cıvıl cıvıl..
Şimdilik terasımızın güzelleri bunlar. 
 Sarı güller
 Pembe sardunyalar
 Adını bilmiyorum. Kayseri'den getirmiştik 4 yıl önce.
 Ela'nın çiçeği. Menekşe herhalde?
 Bu da Ordu'dan geldi adını bilmiyorum
Canımmm karanfillerim

Ama tek kötü yanı sigara içmeleri. Sigara kullanmayan biri olarak burnum çok keskin koku alıyor benim. 1 metre öteden sigara kokusu gelmeye başlıyor. Kayınpederim içiyor o zaman teras keyif değil eziyet oluyor benim için. Terası geçtim ev bile. 
Sadece kayınpederim kalsa iyi. Kayınbiraderim ve müstakbel eşi (nişanlılar) eltimle çok kavga ediyorum sigara konusunda. 

30 Mayıs 2017

Kuaförcülük


Ela'nın saçlarını doğduğundan beri hiç kesmemiştim. Bir iki sakız yapışmasından uçlarını aldığım olmuştu ama onlar sayılmaz. Geçtiğimiz hafta 19 Mayısta Ela'yı banyo yaptırıp saçları ıslakken güç bela ikna edip dayadım makası saçlarına.
Yok canım hiç duygulanmadım. Saç o yine uzar 😊 Şaka bi yana fazla kısa kestim, içim burkuldu ama haklı nedenlerim vardı kesmek için.
Birincisi; saçları neredeyse poposuna geliyordu. Toplatmayı sevmiyor ve tuvalete kendi gittiği için hijyen açısından kötüydü.
İkincisi; toplatmadığı için çok dolaşıyordu. Okula giderken topluyordum ama eve gelince kendisi açıyordu saçalarını. Ayna karşısında saçlarını şekilden şekile sokuyordu. Bu da saçlarını daha da dolaştırıyor, taratmayı çin işkencesine çeviriyordu.
Güç bela ikna etmeyi başardığımda, bazen böyle ördürüyordu. O zamanlar iyi oluyordu ama her gün saç örmek işkence yav 😔 (Deli kızın çeyizi gibi kafasındaki kocaman şeyi kendisi taktı. Stajyer öğretmeni vermişte)

Kestim ben rahatladım ama Ela eski uzun saçlarını arıyor 😊 Çünkü korku filmi çekiyordu kendince 😊 Saçlarıyla tüm yüzünü kapatıp bööğğ yapmak gibi. Artık yapamıyor.

Hee bi de azıcık yamuk kesmişim az uzasın kuaföre götürür düzelttiririm😊

Gitmişken kendi saçlarımı kestireyim. Ameliyatımdan dolayı bi kısmı kısa, üstten uzun. Onları eşitlemem lazım ama fazla kısalar azıcık daha uzasınlar.

Hava yağmurlu, güneşi özledim.

26 Mayıs 2017

İçimden Geldi

Hayat, bu aralar üstüme üstüme geliyor. Depresyon da mıyım bilmiyorum. Bipolar duygulanım bozukluğum yeniden mi nüksetti onu da bilmiyorum. Tek bildiğim uzun zamandır keyfimin olmaması, kendimi yalnız hissetmem.

Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Okunmayı bekleyen kitaplarım, işlenmeyi bekleyen şablonlarım, örmeyi istediğim örneklerim var aklımın bir köşesinde, izlemek istediğim dizi ve filmler.

Ama işte keyfim yok be blog..

Dışarıdan bakınca mutlu biri olarak gözükebilirim. Ama işin aslı hiç öyle değil...

1997 yılından beri benimle olan işitme engelim son zamanlarda daha çok zor anlar, zamanlar yaşatmaya başladı bana. Gerek iş hayatımda gerekse sosyal hayatımda. Olmuyor hiç bir şeyi beceremiyorum, yapamıyorum.

Toplu halde yemeğe gittiğimizde, benim bir köşede öyle oturuyor olmam ve diğer arkadaşların kakara kikiri gülüşmeleri bana çok batıyor.. Bir kere, beni eve davet ettiler. Sözde davet etmiş olmak için. Gelmeyeceğim dedim sağol.. Neden? dedi arkadaş.. Dedim ben hep bir köşede oturuyorum. Dedi, ee biz de köşede oturuyoruz tepede değil ya dedi. Dedim sen beni anlamadın herhalde, siz kakara kikiri konuşun gülün bana anlatmayın, görmeyin bir köşede tek başıma sap gibi oturayım. Anladın mı şimdi ne demek istediğimi?

Haklısın dedi, haklısın... keşke haklı olmasaydım.. Sonra kendimi odaya kapatıp ağladım.. Neden bana karşı nankörsün be hayat? neden?

İşim gereği telefon açmam gerekiyor kurumlara, yardım istiyorum arkadaşlarımdan. Sağolsun biri yardım ediyor ama diğerleri Kurum Netten yaz bir iki satır gönder uğraşamam diyor. Tamam da ben Kurum Netten kaç kere yazdım dikkate almıyorlar, evraklar bekliyor masamda kaldırsam diyorum artık. Sonra neden memurlar işi erteliyor, geç çıkarıyor demeyin.. Önce sisteme siz girin be kurumlar..Siz girmeyince biz onaylayamıyoruz..

Dudak okurken bazen yanlış okuyabiliyorum. Sonra komik oluyor (bazen bana komik olmuyor üzülüyorum) sağır duymaz, uydurur diyorlar. Sen kulaklarını kapatıp, karşındaki insanın dudaklarına gözlerini hiç kırpmadan bakarak, onu okuyabiliyor musun? Ne olur bi kere dene.. Yapabiliyorsan kabul, ben uyduruyorum. Yapamıyorsan empati kur, beni üzme..

Anne olmak ve duymamak benim zayıf halkam. Zaten hayatım yeterince zor. Psikolojim yeterince bozuk. İşitme engelimle, anneliğimde yapamadığım şeyleri eleştirme. Kızın sana bir şey diyor niye dinlemiyorsun deme. Ben kızımı anlayabilmek için kaç takla atıyorum, kızım bana derdini anlatabilmek için kendini kaç şekle sokuyor haberin var mı senin? Hatta kızım, baktı ben anlamıyorum pes edip anlatmaktan vazgeçiyor derdini. Bunun beni ne kadar yaraladığından haberin var mı?

Bipolar duygulanım bozukluğum nüksettiğinde, kendimi doğramak istiyorum. Hayattan soğuyorum. Hayatın bir amacı yokmuş, boş yere var olmuşum gibi. Ben olmasam her şey daha mükemmel olacakmış gibi.

Ben biraz ağlayayım da rahatlayayım.





24 Mayıs 2017

Kuzumun Yılsonu Gösterisi

Bugün benim Kuzumun yılsonu gösterisi vardı. Çok heyecanlıydım. Programda ilk gösteri bizim miniklerindi. Allahım benim kızım büyümüş te gösteri mi yapıyor şimdi? inanamıyorum diye diye izledim❤
Soldan 2nci grup, sağdaki bebe benim kızım, evet evet benim. Ay yaa o popo kıvırtmak neydi öyle? Görmemişin kızı olmuş, yılsonu gösterisi yapmış mazur görün 😂

Sonra, diğer sınıflara geçti. Nasıl. Oynadılar bilmiyorum. Öğretmen bizim sınıfın verilerini kulise çağırdı. Geridönüsüm defilesi vardı. Ben, daha doğrusu biz (ben, eşim, kayinvalidem ve kayınpederim) pet bardaktan elbise yapmıştık. Sınıfta geridönüşüm  kostüm yapan veliler çocukları ile birlikte podyuma çıkacaklardı. Çıktılar da. Böylece biz diğer sınıfların gösterisini izleyemedik.
Bu da biz. Eşim uzaktan anca böyle çekebilmiş. Bende heyecandan, diğer yöne dönerken yanlış tarafta durmuşum 😀

Bizim sınıfın gösterisi bitince, öğretmene teşekkür edip ayrıldık. Çünkü  çok yorulmuştum sabah işe gidip sonrasında gösteriye gelip, ordan oraya koşturup durdum enerji kalmadı. Tüm çocuklar harikalardı.

Çocuklar hep mutlu olsunlar ❤

13 Mayıs 2017

ANNELER VE ANNE ADAYLARI! GELECEKTEKİ SİZE MEKTUP GÖNDERMEYE HAZIR MISINIZ?


Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.

Anneler günü’nüz kutlu olsun!

Anneler ve anne adayları!

Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?

Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.


İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

10 Mayıs 2017

son günlerde

1.5 aydır eşimin babaannesi ve dedesi bizde. Babaanne hasta olduğundan dolayı.
Ameliyat oldu geçen hafta.
Fotoğraflar ziyaret saati beklerken hastanenin bahçesinden..
Panaromik çalışmaya çalıştım :)



Sonra annem geldi Kayseri'den.. 24 Nisan'da.
Ela'ya bakmak için.
Yarın akşam Kayseri yolcusu..
Alışmıştım anneme, çok üzüleceğim bu kez.

Babaanne'de hastaneden taburcu olacakmış bu akşam.
Sanırım bizim ev yol geçen hanına dönecek.
Hayır şikayet etmiyorum aslında.. Sadece gündüz işte, akşam evde misafirlerle
çok yoruluyorum.
Ama ne yapalım...
Çabuk iyileşir inşallah babaanne..
Yatmaktan sırtı çürüyecek zira..
Bakmaya kıyamıyorum bir de..
Bakınca gözlerim bolu dolu oluyor. Tutamıyorum kendimi.
He bir de dede var.. 
ikisine bakanlar hayran kalıyor gerçekten..
Bu devirde ne aşk böyle maşallah demeden duramıyorlar 😊
Hastanede fotoğraf çekemedim ama
Ameliyat öncesi evde çekilmiş foto bu.
Gerçekten de maşallah değil mi :)
Allah ayırmasın sizi tontişlerim.
Dede tam komedi.
Evlilik programı izler sıkıntıdan. Ben de kızarım.
Ne buluyorsun dede? diye
Sıkıntıdan der
Sonra kaldırılacak haberi falan çıktı ya
Dede bana carladı
Sen mi şikayet ettin de kaldırıyorlar ahah ilahi dede ya :D
İşte böyle.




02 Mayıs 2017

Sorularla Blog Partisi

Enerjisine bayıldığım Annesi'nin Prensesi etkinlik düzenler de ben katılmam mı hiç?
Sayesinde 2 yeni blog keşfetmiş oldum. Yalnız iş yerimde google+ açılmadığı için arkadaşımızın birinin blogunu bulamadım.

Gelelim sorulara.
Sessiz Kaldım blogu'nun sorusu: Eğer Bir kuş olmak isteydiniz hangi kuş olmak isterdiniz ve neden?

Neden bilmem ama Martı olmak isterdim. Açıkçası Martılar bana çok cesur ve sıcakkanlı geliyorlar. Bir de Martı Jonathan'dan çok etkilenmiştim o yüzden olabilir :)
Baksanıza şunun güzelliğine :)

Diğer soru da, İlkay Özgür isimli arkadaşımızdan. İş yerimin bilgisayarı blogu açmadı. Evde vaktim olmuyor bloga.

Soru şu:Yapmayı çok istediğiniz ama gerçekleştiremediğiniz ve içinizde ukte kalmış bir olay anlatmanız yeterli.

Hangi birini anlatsam ki? Ama en çok hamilelik fotoğrafı ve doğum fotoğrafı kaldı içimde :) O da hamileyken kendimi çirkin hissetmem, doğumumun acilen olması ve hazırlıksız yakalanmam oldu. Ondan sonra da koklear implant ameliyatımın başarısız geçmesi. Acaba başarılı geçseydi, kızımın sesini, kuşların cıvıltısını duyabilseydim sudan çıkmış balık gibi olur muydum? diye düşünmüyor değilim :) 
He bir de gelin fotoğrafım dış mekan değil stüdyo idi. Bak o da içimde kaldı :D

Çok eğlenceli etkinlik oldu :) sorularımı çok sevdim.. Özlem canım çokça yapmalısın bu etkinliği..



27 Nisan 2017

Yeni Takıntımız: Bale

Ela'nın bu aralar takıntısı bale.. Yat kalk bale.. Hatta balerin pasta'ya kadar gitti isteği. Bale okuluna gideceğim ben diyor.
Ben de zaten esnek olması için ya bale ya da jimnastiğe gitmesini istiyordum uzun zamandır.
Araştırmalarım sonucu, olduğum semtte ücretsiz bale kursları yok fakat MEB'e bağlı 2 tane özel bale kursu var. Özel bale kursuna göndermek istedim sonra maddi açıdan yetersiz kaldık. Şu ev kredisi hayırlısı ile bi bitseydi.. Böyle olunca kendimi kötü hissediyorum.
Evde parmak uçlarında dönerek, kendince bale yapıyor işte çocuğum 😊 Ama sanırım bale için önce jimnastiğe gitmesi gerekiyor. Araştırmalarım sonucu, bale için en geç 6 yaşında başlanmalı. Onun için de bizim 14,5 ayımız kalmış. Belediyelere bağlı kültür merkezlerinde ücretsiz kurslar var ama neden bu kursların içinde bale yok?
Muhterem zat'ımız bale'ye bel altı minvalinde sözler söylediği için mi acaba? öyle olsa bile, çocuğun içinde kalmasına dayanamam ben. Araştırmalarıma devam edeyim komşu semtlere de bakayım bulursam kaçırmayacağım.
 Şans dileyin!

24 Nisan 2017

Sonunda..

Sonunda ben de eylül 2010 dan beri mesleğim olan memurluktan bir üst kademesi olan V.H.K.İ ye terfi edebildim.
Aslında başvuru sürecim çok sorunlu geçti. Bilgisayar sertifikamın olmayışı, başvuru formuma görev süresinin 4 gün az yazmam sorun yarattı. Bilgisayar sertifikası işini, üniversite de 2 dönem bilgisayar dersi almamla çözdük. İyi ki transkpitimi kaybetmemişim.
Aslında memurluktan bir farkı olmasa da işte memurluğun bir üst kademesi olduğu için çok mutluyum. Sırada V.H.K.İ nin bir üst kademesi Bilgisayar İşletmenliği var.  Ona da sıra gelir inşallah.

Canım arkadaşım Nurdan, okul zamanı senin bilgisayar kursuna gidişini küçümsediğim için beni affet;) zira haklıymışsın ise yarıyormuş 😀😀

22 Nisan 2017

Çünkü, ben yokum.

Üniversiteden ev arkadaşım Merve'nin düğününden fotoğraf... Nikah şahidi bendim. Bi fotoğrafı Ela 1 saat kadar önce yırtmış. Neden yaptın diye sorduğumda;
Çünkü, bu fotoğrafta ben yokum! dedi.
Ağzım açık kaldı. Şimdi ben bu kızı ne yapayım 😀
Merve'ye fotoğrafın halini WhatsApp'tan attım. Yorumu da şu oldu; haremlik selamlık olmuş. Ayrıca Ela haklı o niye yok😀😀
O güne dair tek hatıram buydu. Çok üzüldüm ama napalim sağlık olsun. 

21 Nisan 2017

Yerebatan Sarnıcı

Uzun zamandır ben çok yoğunum.. İşte, işlerim az olsa da, evde çok yoğunum. Eşimin babaannesi hasta olduğundan dolayı bizde. Haliyle dede de bizde. Yaşlılarımızın bizde olmasından mütevellit evimizden misafir eksik olmuyor. Geçen pazar günü oy verdikten sonra kayın pederim Ela'ya ben bakarım siz biraz hava alın dedi. Biz de kocciyle uzun zamandır merak ettiğimiz Yerebatan Sarnıcı'na gittik.
 Medusa başı. Bunun medusa başı olduğunu bilmiyordum. Broşürde gördüm.
Fotoğrafı kime göstersem '' Bu niye ters?'' dedi. Ben ne bilim anacımmm 😊

Gözyaşı duvarıydı adı yanlış hatırlamıyorsam. 
 Balıklar. Hikayesi ne hiç bilmiyorum.

Sarnıcın içi buz gibiydi... Eşim kısa kollu gömlek giydiğinden dondu :D Buradan çıkınca Ayasofya Müzesi ve Topkapı Sarayı müzesini gezelim dedik ama bizim gibi standart aile için çok tuzlu geldi fiyatları. Biz de girmedik içine doğal olarak. Topkapı Sarayı'nın bahçesinde biraz dolaştık. Benim tabirimle selfie sopasıyla sanatsal fotoğraflar çekmeye çalıştım ahaha
Sonra ben ne zamandır Galata Kulesi'ni merak ediyordum. 6 yıla yakın İstanbul'da yaşamama rağmen bir kere bile gitmemiştim. Topkapı Sarayının bahçesinden çıkıp, Galata Kulesinin oraya kadar yürüdük, merdivenleri geçtik. Tam emelime ulaşmışken o da ne? Kuyruk çoookkk uzun. 2 saat beklesek te sıra bize gelmezdi. Biz de önünde hatıra fotoğrafı çekip geri döndük.
Fotoda beni bulunuz 😆
Ayak tabanlarımız ağlamaya başladı bu esnada. 4 saate yakın yürümüştük ve acıkmıştık. Balık ekmek yiyelim dedim ama ne zaman Eminönü'nde balık ekmek yesem benim midem bulanır, başım ağrır kendimden geçerim. Eşim bunu bildiğinden dolayı yemeyelim dedi. Tamam dedim o zaman eve geri dönelim dedim. Yok İstanbul Forum AVM'ye gidelim orda yiyelim dedi. Bana hava hoş. Gittik yemek yedik, sonra IKEA'yı gezdik. Anacım ben IKEA'ya ne zaman gitsem evdeki her şeyi atasım, evi yeniden döşeyesim geliyor. Eşyalarım eski eve göre. Yeni eve taşınınca doğal olarak ölçüleri fazla geldi ve düzgün döşenmiş değil. Ne zamandır gözüme batıyordu. Sonra iç sesim dedi ki; ''Kızım Kero, napacan ömür boyu borç mu ödeyecen boş ver eşyayı'' 😆  Eşim de anlamış olacak ki, '' Borçlar bitsin, tatile gidelim öyle bakarız'' E madem o zamama kadar sen sağ ben selamet. Çıktık IKEA'dan. Ayak tabanlarımız isyan bayrağını çekince eve gidelim dedik. Eve gittik sonra eltimin ablasının nişanı vardı. Ben gitmeyeceğim beni temsilen Ela gitti. Eee boşuna mı doğurduk biz bu bebeyi? Gitsin babaannesi ile nişana dedim 😆 (gitmeme sebebim var o da bana kalsın)
Kapanış.. Yatabiliriz yarın iş var ahahha. Şimdi yine haftasonu geldi. Yarın benim MTSK sınav görevim yok sanırım. Haber gelmedi şimdiye kadar. Yarın yazlık, kışlık yaparım. Ela'yı eğlerim. Pazar da 23 Nisan. Ela'nın okuluna gideceğiz tören varmış. Sonra annem gelecek Ela'ya bakmak için. Kayınvalidem, kendi kayınvalidesine refakatçi olmak için hastanede kalacak. 
İşte böyle.. Çok yorucu dimi.😆
Yazıma nereden başladım, nereden çıktım. Tamam sustum. O zaman Happy weekends😆

18 Nisan 2017

Dedem...

Dedem.. Ak sakallarına aşık olduğum dedem... 15 yıl oldu sen gideli.... Daha dün gibi.. Bir salı günü, beni sabah okuluma bırakıp, cebime harçlığımı koyup köye dönmüştün. Ne bilebilirdim ki senin 2 gün sonra gideceğini. Bilsem okula gitmez dizinin dibinden ayrılmazdım.
Bir salı günü beni okuluma bırakıp gittin. Çarşamba günü akşam etüdünde ders çalışırken beni nöbetçi öğretmen çağırdı. Aşağı indim abim de var. Köyden komşumuz Nedim abi gelmiş bizi almaya. Bi mutlu oldum ki ben. Çocuğum işte daha senin hasta olabileceğin aklımın ucuna bile gelmemişti ki.. Dün sapasağlamdın çünkü.. O okulda olan tüm torunlarını ve kendi çocuklarını topladı o akşam Nedim abi. Götürdü bizi köye. Kapının başında haylaz kuzenim Mehmet ''abla dedem hasta'' dedi.. Komşunun kızı Esma'da ''yok yalan söylüyor'' dedi. Çünkü biliyordu ki dede, sana çok düşkün olduğumu.. ''Dedemin sakallarını çok severim ben, çok güzel kokuyorlar'' derdim ona sakalların için..
Sonra ben eve çıktım yanına gittim dede, canlı cenaze gibisin.. Babama baktım gözleri kan çanağı gibi.. Amcam, halalarım hepsi yanında.. En küçük kızın, yeni doğum yapmış 6 gün olmuş yok yanında. Köyün imamı ve senin çok sevdiğin Ali hoca başında kur'an okuyorlar. Bizi çıkardılar odadan.. Uyuduk biz çocuklar. Perşembe sabah kalktım, annem beni bir şey almam için (ne almam gerekiyordu unuttum) senin kayın biraderin Osman amcanın evine göndermişti. Eve dönerken yolda karşıma yine haylaz Mehmet çıktı. Baktım ağlıyor. '' Ne oldu Mehmet?'' dememi beklemeden '' Abla dedem öldü'' dedi...
Benim dedem ölmez... Ölmemiştir Mehmet bir yanlışlık olmalı dedim koştum eve.. Babam tabureye oturmuş ağlıyordu dede.. Ben babamı 2 kez ağlarken görüyorum be dede.. Birincisinde benim beyin zedelenmesi geçirip işitme yetimi kaybettiğinde, çaresiz kaldığında görmüştüm.. İkincisi de, seni, babasını kaybettiğinde....
İşte böyle dede.. 15 yıl ne çabuk geçmiş değil mi? Oysa ki sanki daha dün gitmiştin.... Sevdiklerimizi kaybetmenin ne demek olduğunu, nasıl bir acı olduğunu senin gitmenle öğrendim be dede... Belki de sen böyle istemiştin, yaşlılığın ilerlemeden, kimseye muhtaç olmadan ansızın gitmek istemiştin kim bilir be dedem.. Ama keşke gitmeseydin..
Kabrin nur, mekanın cennet olsun dedem... Çok özledim seni çookkk..

11 Nisan 2017

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!

Neden Çocuk Devam Sütü?


Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.



Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?

Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.

1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütünü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.

Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.

 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

28 Mart 2017

Sürprizleri Severim Dermişimmm :)

Dün sabah bana kargo geldi. Kargocuya kargo beklemiyordum ki ben emin misiniz bana geldiğine? dedim. Eminim, isim sizin dedi kimliğime bakarak 😊 Benimmiş hakikaten de. Ama bunu kim gönderdi? benim bir şeyden  haberim yok. İlkay almıştır yaa dedim hemen eşime mesaj attım.
- Aşkım waffle makinesini sen mi aldın?
- Yok ben bir şey almadım yanlış gelmiş olmasın?
- Yanlış değil basbayağı benim adım var üzerinde.

Burda bir ışık yandı. Rüyamda Ayşe'nin bana bir paket gönderdiğini görmüştüm. Hemen Ayşe ve Nihan'ın olduğu çatlak kızlar grubumuza tüm kibarlığımla yazdım.

- Leeyynnnn kargoyu kim gönderdi?
Nihan: İyi ki doğdun Keroooo
Ayşe: 😂😂😂 İyi ki doğdun Kero sürpriiizzzzz...
Ben de ağzım kulaklarımda ağlamamak için zor tutuyorum kendimi 😉
Hiç beklemediğim anda, hiç beklemediğim zamanda erken doğum günü hediyem..
Hediyeden önce ağzımı aramak için bana mesaj yazmışlardı. Ben bundan almayı düşünüyorum, nasıl acaba? , Waffle sevmiyor musun Kerime?
Benim cevabım ise, amaaaannnnn kim yıkayacak bulaşıkları olmuştu :D
Sayelerinde bol bol bulaşık yıkarım artık hahah :D
Çok teşekkür ederimmm kızlarr, çok seviliyorsunuz.. 💗💗💗

06 Mart 2017

Öylesine..

Bahar geldi, montlardan kurtulduk kurtulacağız az kaldı.. Hoş bende montların yerini hırkalar devraldı ama neyse..
Hayat çok tuhaf.. Olsun istediğin şeyler olmaz, olmasın dediğin şeyler olur. Bu aralar ikilemlerdeyim, bunaldım, bunaldırıldım(bu nasıl kelime allasen?)
 ''Annelik'' beceremediğim şey.. Anne olmak benim hamurumda yok. Olmuşum bi kere ama beceremiyorum, yapamıyorum.. Kimine göre abartıyorum belki de ama benim hissettiklerim öyle sıradan şeyler değil. Ela bu aralar hırçınlaştı. Belki de yaşına göre olağan şeylerdir ama ''Anne sen beni sevmiyorsun'' demesi içimde ki fırtınaların daha da şiddetlenmesine neden oluyor. Bunu söylemesinin sebebi de onunla gözlerim kapalı oyun oynamamam. Daha doğrusu oynayamamam. Yapamam kızım istersen babaannen, deden ya da babanla oynayabilirsin ama benimle böyle oynayamazsın dediğimde de gitti ağladı.. Çok hırçınca.. 
Sonrasında onu aldım, ellerimle kulaklarını kapattım ve ona bir şeyler dedim. Ellerimi çekip ne dedim kızım? diye sordum. Duymadım ki bilmiyorum dedi. İşte böyle kızım, senin annen duymuyor. Dudaklarına bakarak anlıyor. Sen böyle yapınca annen çok üzülüyor dedim. o da ''Özür dilerim anne'' dedi ve gitti.. Sadece bununla kalsa iyi ama gittikçe daha da şiddetli hal almaya başladı Ela..
Okulda arkadaşlarının taklidini yapıyor. Durduk yere gelip vuruyor, olumsuz cevap alınca dil uzatıyor. Nereden öğrendin bunu yapmayı deyince de, okuldan .....'dan... Okula gitmek ilk zamanlar güzel davranış sergilerken, sonrasında ....'ın Ela'yı taciz etmesiyle, Ela daha da değişti.. O çocuğun hareketleri belleğine kazınmış resmen.Pedagog' a götürmek istiyorum ama Ela hastane ortamına girdiği zaman ağlıyor..
 Olmuyor.. Ne yapsam olmuyor. Kendimi bir mengenenin içinde eziliyormuş gibi hissediyorum.. Umarım bu davranışları düzelir, umarım Ela eski haline döner. 
Tek tesellim bu davranışlarınının geçici olması. Geçicidir değil mi? Hep böyle kalacak değil değil mi?? 
Lütfen kızım artık kendine gelsen diyorum..

28 Şubat 2017

Çiçekli Battaniyem

Öncelikle merhaba... Geçen hafta blogumu gizli blog yaptım kimse farketmemiş anlaşılan 😉 Biraz tatsız şeyler yaşadım bende kapattım.. Neyse bu sabah açtım..

Gelelim battaniyeme...
Bu battaniyeyi Kayseri'de ameliyattan 1 hafta sonra başlamıştım. 2015 Aralıkta... 14 ay önce 😄 Bu kadar geç bitirmemin birinci nedeni yanlış ip seçimiydi. Ben bebe ipiyle deneyecektim, kayınvalidem kalın olur lif ipi ile yap dedi. Bende onu dinledim sonuç delirmelik. Sanki dantel örüyorum milim ilerlemiyor. Tığ numarası da 1.75 mm...
Geç olsun güç olmasın diyerekten nihayet bitti.. Ela hanımcım buna da el koydu. Pembe ve moru çok seviyormuş çünkü.. Eeee güle güle kullan kızım senden önemli mi 😄
Huzurlarınızda... Ütüsü yapılmadı henüz.. Öyle işte..

17 Şubat 2017

Kıskandım da Yaptım :) MİM

Annesi'nin Prenses'i mim yapmıştı bende onu kıskandım. Evet canım ne var? kıskançlık kanımda varsa n'olmuş yani? ? 😋 şaka şaka.. Maksat eğlenmek olsun. Emine Hatuncuğumun ''Reklamdaki gibi olmayan şeyler'' mimi bekliyor henüz. Çünküm aklıma bişey gelmiyor.

Gelelim mim'e..

Soru 1 : Almaktan asla vazgeçemeyeceğin bir şey varmı ?

Hımm... Kitap ve ip... Kitap kurdu ve hobi delisiyim nörcen bacım 😉😉  ama ip pahalı gelmeye başladı ya. Kıyafette ihtiyacım varsa alırım yoksa almam.

Soru 2 : Büyük kocaman bir acı hissettiniz mi ?

Evet.. Hem de çok büyük... Narkozun etkisi yavaş yavaş kaybolurken ''Allah'ım ölüyorum'' diye ağladığımı bilirim 😊 Serçe parmağını sehpaya vurmak neymiş?

Soru 3 : Altın günlerine dair korkunç bir anın var mı ?

Sanırım yok.. Annem hiç altın günü yapmadı. Altın gününü evlendikten sonra kayınvalidemden öğrendim. O yapardı. Şık şıkıdım giyinmiş komşular, önce Kur'an okurlardı sonra dedikodu. Hiç benlik değil..

Soru 4 : Özel bir yeteneğin olsa ne olmasını isterdin ?

Sanırım istediğim şey, özel yetenek değil de sıradan bir şey. Duyabilmek isterdim.

Soru 5 : Etraf ne der " diye düşünmeden hareket edermisin ?

Genellikle hayır.. Ailem için sorun teşkil tmeyecekse etraf dış kapının dış mandalıdır benim için.
Örneğin; Eşim ve ben Ela'yı babaannesine bırakıp geziyoruz bazen. Kayınpederimin arkadaşının karısı '' Çocuğu sat babaannesine kocanla el ele tutuş gez sen'' demişti bana. Kayınvalidem de ona '' Biraz da ikisi beraber gezsin ne var? Ben torunuma bakmaktan memnunum'' demişti. 😆😆

Soru 6 : Hangi mevsimi seversin ?

Ne çok sıcak, ne de çok soğuk olmayan mevsimler... İlkbahar ve sonbahar... ilkbaharda doğmuşum ben kızaaammmm 😆

Soru 7 : Blog yazmak sana ne kattı ?

Çok güzel arkadaşlar kazandırdı bana... Hatta bir kaç tanesiyle yüz yüze geldim..
Özge'mle görüştüm yüz yüze, hala whatsapptan konuşuruz.
Şeyma'm benim ameliyat olduğum hastaneye ziyarete geldi. İlk defa...
Ayşem tee Bursa'lardan geldi evime.. Bana da evinin kapılarını açtı mesela...
Sayamadığım kadar var.. İyi ki açmışım blogu dedirten..

Soru 8 : En sevdiğin dizi,film,animasyon ve kitap hangisi ?

Dizi: Kore dizisi olur mu? My from the stars, Türk dizisi de; Hayat Şarkısı
Film: Taare Zamaen Par
Animasyon: Tek izlediğim animasyon Buz Devri 
Kitap: Hımm... O kadar kitap okuyunca aklımda kalan bişey yok.. O yüzden Serenad diyeyim..

Soru 9 : Düşlediğin hayatı yaşayabildin mi ?

Hiç düşlemedim ki.. Nasibimde ne varsa yaşarım.. 

Soru 10 : Gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi ?

Ela bebekken acaba yaşıyor mu bu yaaa deyip parmağımı burnunun önüne getirip nefesi hissetmeye çalıştım evet 😉 Parmak kadar bebenin nefesi ne kadar kuvvetli olsun? bişey hissetmedim. Kayınvalidemi çağırdım '' Anne bu bebek nefes alıyor dimi?''😆 o kadar manyağım.

Bitti mi? yaaaa... devam etseydi bari sorular. Ben de isteyen herkesi mimliyorum, Yapmayan herkes üstüne alınıp yapsın anacım..

15 Şubat 2017

Neler Yapıyorum?

Blogumu uzun zamandır boşladım. Yazacak konu yok. Hayat monoton. Bende neler yapıyorum onu yazayım dedim.

1 yıldır elimde sürünen battaniyem... 2015 kasım ayının son günleri başlamıştım. Bebe ipiyle yapmak istemiştim ama kayınvalidemi dinleyip lif ipiyle yaptım. İyi de yaptım... İlerlemiyorrrrr, dantel gibi.. 2 sıra daha yapayım kenar oyası yapacağım. Bebek battaniyesi boyunda kalıyor. Diz battaniyesi olarak kullanırım.

Ela'nın erken uyuduğu zamanlar Kore dizisi izliyorum. Bu ara Goblin izliyorum.
Repliğe istinaden; ben makyaj yapsam şempanze gibi oluyorum annem :D

Bir de bunu okuyorum. Ahmet Ümit kitapları beni sıkmaya başladı. Ama bunu ödünç almıştım okumam lazım. Veren kişi acelesi yok dedi bende yavaş yavaş okuyorum.
İşte böyle.. 
Sizler neler yapıyorsunuz?

08 Şubat 2017

LEGOLAND

Ela'ya yarıyıl tatilinde bir plan-program yapamamıştık. Çünkü okullar tatile girdikten hemen sonra amcasının nişanı, memleketten misafirler derken vakit olmadı. Tatilin son günü, pakolino kutusundan çıkan ücretsiz bileti de değerlendirmek için İstanbul Forum AVM'nin içinde bulunan Legoland'e gittik..
Oyyhhh bu ne biçin giriş cümlesidir allasen? Kendimden iğrendim 😊😊😊
Önce internetten bakmıştık Legoland nasıldır diye. Benim ilgimi çekmedi. Ela'ya sen babanla git bende Merve teyzenle dışarıda beklerim seni dedim. Tamam dedi ama plan uymadı. Merve gelemedi. Ben de koskoca AVM'de tek başıma napayım diyerek takıldım kocamla kızımın peşine. Girmek istememin diğer bir nedeni; girişlerin ücretiydi. Bir kişi 48 tl.. çok fahiş bizim gibi bir aile için..
İçeride aman aman görmeliyimmmm diyebilecek bir şey yok.. Sadece içindeki dizaynler minik minik legolarla yapılmış..
Galata kulesi ve şu binanın adı neydi? İşte onlar legoyla yapılmış. Minik insanlar, arabalar da lego. Pek fotoğraf çekmedim, daha doğrusu çekemedim. Tramvayla gittiğimizden dolayı Ela'yı lagana gibi giydirmiştim. İçerisi sıcak haliyle. Yürüyen vestiyer gibi mont, yelek, şapka, atkı ve benim çantam her şeyi taşıdım. Telefon tutacak el kalmadı :D :D

Sonuç olarak; Ela yine gitmek istiyormuş çok eğlenmiş fakat anne, baba olarak biz beğenmedik. Bir daha gitmeyiz. Fiyatı düşük olsaydı belki giderdik. Bu fiyat devam ettikçe ımmhhh olmasss :D
Çarşambayı da sel aldı, gelsin perşembe. :)

25 Ocak 2017

Liseliyim Liseli 😀

Geçen gün liseden bir arkadaşım bana bu fotoğrafı gönderdi.  Kendisi düğün hazırlıkları yapıyordu o dönem.  Biz de servis bekliyorduk bir ilkokulun bahçesinde. İlçeden köye gidip geliyorduk çünkü. Bu halimi görünce beni aldı bir gülme bu ne yaaa tombik tombik şekerpare gibi 😀😀
Fotoğrafı kestim yanımdakiler görünmesin diye. Anneme gösterdim tepkisi " Aboooovvvv o ne öyle gızzz "oldu😀😀
Şimdi düşününce,
Ne gamsız, ne dertsiz zamanmış diyorum. 
Yıllar ne çabuk geçti...

Ps. Bu akşam Babam Kayseri'ye yolcu çok üzgünüm 😔

24 Ocak 2017

Nişandan Geriye Kalanlar...

4 Eylül 2016'da yapılacak olan nişan,  gelin kızımızın 3 Eylül 2016'da vefat eden dedesinin cenazesi olmasından dolayı 22 Ocak 2017'ye ertelenmişti. Sağ salim atlattık çok şükür be. Ohh...
Nişan genel olarak güzeldi. Eğlendik tüm misafirler. Sadece ve sadece kayinbiraderime "ailesi yokmuş gibi arkadaşlarıyla gelin evine gidilir mi ya" dememre keyif tosladı.  Yok yok nişan günü demedim nişanın ertesi günü dedim. Erkek evi bizim ev doğal olarak. Kız evine gidip gelini almadık evden yani. Valla benim hiç haberim yok olan bitenden. Kayinvalidem evdeki misafirleri bahane edip gitmemiş, eşim de gitmek istememiş ee bizim damatta arkadaşlarıyla almış gelini. Çok ayıp etmişler gerçekten eşim ve kayinvalidem. Ben herşeyi sonradan öğrendim.  Valla hiç haberim yok bana kimse bişey demedi. Bana deseydiniz gelirdim ben. O ne öyle ailesi yokmuş gibi dedim. Beyza da siz de geleceksiniz diye ben tüm binayı süslenmiştim dedi. Ne yapalım geçti bitti sağlık olsun düğüne inşallah 😊
Ekim 2014 ve ocak 2017 iki elti 😊😊 Burdan bi mesaj var aslında. Ahaha 😂😂 anlayan çıkacak mı bakalım 😀😀
Çok fenayım biliyorum 😀😀
 Nişanı sağ salim atlattık darısı düğüne artık. 4 Şubatta bizim gelinin kardeşinin nişanı var. Samimi olmadığım için gitmeyeceğim. Küser mi? Aman küserse küssün banane.
Darısı düğüne artık.  Beyzacım önce okulu bitirsin yarın sınavı varmış. Nişan biter bitmez damadımız kızın evinde kaldı sözde ders çalışıyorlarmış. Tabi canım biz de yedik 😀

23 Ocak 2017

İnstagram'dan Alışveriş Rezilliği

Dün benim kayinbiraderimin nişanı vardı.  Ela'ya istediğim gibi bir ayakkabı bulamamıştım. Instagramda şu meşhur @canantoprak_collection daki ayakkabılarda hep gözüm kalıyordu.  Müşteri memnuniyeti olan mesajlar çok fazlaydı.  Çocuklar için olanlar "ortopedik " olduğu için ve Ela'nın her ayakkabıyı giyememesinden dolayı siparişimi oraya vereyim dedim. Beğendiğim ayakkabı şuydu.
Bu ayakkabının çocuk olanından 29  o ama rengi krem rengi olabilir mi? Diye sordum.  İstediğiniz renk olabilir dedi. Tamam o zaman alıyorum dedim siparişimi verdim ve heyecanla beklemeye başladım. Nişandan 1 gün önce yani cumartesi günü geldi ayakkabı. Gelen ayakkabı da şuydu. 
İşte istediğim ayakkabı ile hiç alakası olmayan bir ayakkabı geldi. Moralim aşırilar aşırısı bozuldu. Sonra firmadan telefon geldi. Aldınız mı ayakkabıyi diye. Kayinvalidem konuştu. "Benim gelinim işitme engelli olduğundan dolayı ben konuşuyorum. Ne hevesle almıştı ayakkabıyı. Şuan morali çok bozuk. O kadar para alıp böyle dandik ayakkabı gönderip hevesini kursağında bıraktınız kızın.  Şimdi kimseyle konuşmuyor " dedi.  Firma pazartesi günü geri dönüş yapacağını söyledi ama ne gelen var ne giden. Ben uğraşamam bir ayakkabı için. Verdigim para haram olsun diyorum başka bişey demiyorum. Tek tesellim Ela'nın ayaklarını acıtmaması oldu. Bir daha asla instagram'dan alışveriş yapmam. 

11 Ocak 2017

Amigurumi Denizkızı

Ela'nın bir süredir istediği denizkızı'nı  nihayet bitirdim. Her ne kadar beğendiği model olmada da. Ama bittikten sonra " Ellerine sağlık, teşekkür ederim anneciğim çok beğendim güzel güzel oynayacağım" dedi ya içimin yağları eridi. Ben de " dışarıda her gördüğün oyuncağı isteme annen senin için örer kızım" dedim 😀😀
Gelelim Denizkızı'na.
Saçları özensiz yaptım. Normalde iki örgü vardı. Ela bozup  bozup yapsın diye böyle bıraktım.

Güle güle oynayasın Eloşum. Yarın tatil yokmuş bana işin yolu gözüktü. 

08 Ocak 2017

Karlar Düşer

Cuma günü akşam öyle bir kar yağdı ki, cumartesi günü çocuğu eve sokabilene aşk olsun yani😊 Bugün de çıktık oynadık Ela hanım güzellik uykusuna yattı.  Gece nasıl uyuyacak merak ediyorum. Zaten yarın okul da tatilmiş keyfini çıkarsın.
Ben de Ela'nın siparişi olan denizkızı'nı  örmekle meşgulüm. Az kaldı bitmesine. Yarın bana da tatilmiş umarım yarın biter. Zira evin her yeri elyaf parçacıkları dolu.