11 Haziran 2017

Ela'dan Baskılar

Dün benim M.T.S.K sınav görevim vardı. Sabahın 6 sında zor kalkıp gittim akşamın 6 sında yorgun geldim. İftara misafir varmış bende sinirden ağladım terasta. Çünkü çok yorgun ve hastaydım. Neyse konumuz o değil.
Akşam misafirler yemek yedi, çay içiyorlar. Misafirin yanında Ela dedi ki;
- Anne, kardeşim karnına geldi mi? Ne zaman gelecek? Misafirlere de annemin karnına bebek gelecek, benim kardeşim olacak tamam mı? Dedi.
Ben rezil, yer yarılsa da içine girsem modunda. Herkes bana bakıyor. Bende diyorum bakmayın öyle hamile falan değilim Ela uzun zamandır böyle.
Bu kız milletin içinde böyle dememeyi ne zaman öğrenecek çok merak ediyorum 😀😀

08 Haziran 2017

Öğretmene El Emeği Hediye

Malum yarın karne günü. Ela 4 yaş anasınıfını bitirmiş oluyor. Yarıyıl karnesinde sınıf para toplayıp öğretmene çiçek almış. Bana saçma gelmişti yarıyıl tarihinde hediye ve katılmamıştım. Ela'nın içinde kalmış. Eve gelince babaannesine "babaanne sınıf arkadaşlarım öğretmenime çiçek verdiler benim elim boş kaldı çok üzüldüm" demiş. Bu dönem kızımı yedirmem arkadaş.  Üzülmesine dayanamam. Çiçek te neymiş, el emeği, göz nuru hediye yanında 😀
Hediyemiz bu. Az önce yaptım. Olmuş mu aplacımlar? Size gelmiş olsa beğenir miydiniz? Bizim öğretmen birazdan fazla kokoş beğenmemesinden korkuyorum da😀
Umarim beğenir Sinem öğretmen. Seneye de aynı öğretmenini istiyor bakalım kısmet denk gelebilecek miyiz.
Şimdiden tüm öğrencilere iyi tatiller dilerim. 

07 Haziran 2017

Haziran Kitapları

Haziran bir geldi pir geldi. Amma bereketli geldi şahsen. Bugün haziranın 7si ve ben 4 kitap bitirmiş bulunmaktayım 😊😊 haftasonu okumadım.
İş yerinde okuyorum kitapları. Evde hiç vaktim olmuyor ki. Eve gel yemek yap, sofrayı kur, yemek ye, bulaşık topla mutfaktan çıkmışım saat 10 u buluyor. Ben Pert yatağa giriyorum sonra.
Normalde benim işim çok yoğundur. Okulun son haftası olduğu için öğretmenler karnelere yoğunlaşmış bulunmakta. O yüzden okulun son haftaları bizim için boş geçiyor. Haftaya acısı çıkar.

Okuduğum kitaplar bunlar. Şu en başta olan minik boy var ya onu hiç beğenmedim. Okuduğumu anladıysam tavşan olayım. Buket Uzuner ilk defa okudum ama sınıfta kaldi sevmedim.
Madalyonun içi, Gülseren Budayıcıoğlu. Bu kitap şahane. Etkileyici ve sürükleyici. Yazan kişi psikiyatri. Hastalarını anlatıyor, isimleri değiştirerek.
Zülfü Livaneli Son Ada. Biraz siyasi bir kitap. Ama ben çok beğendim.
Kelebek adası Sarah Jio. Bu kadının kitaplarına bayılıyorum ben. Kaç kitabını okudum saymadım ama okumadığım bir kitabı kaldı o da Agapi. Kitap alışverişimde listede duruyor şuan.

Şimdi sırada uzun zaman önce aldığım ama elimin gitmediği kitap var. İskender Pala, Efsane.
Ben şahsen İskender Pala'ya mesafeliyim. Dili ağır, anlamıyorum. Şimdilik yeni bir kitap alamam okumadıklarımı okumaya çalışıyorum. Umarım bunu da hemen bitirebilirim.
İşten yeni geldim biraz uzanayım sonra yemek yapacağım.
Herkese hayırlı iftarlar dilerim 😊

02 Haziran 2017

Terasımızın Güzelleri

Bizim evin terasını çok seviyorum. Terasta,yazın kitap okumayı, kahve, çay yudumlamayı çiçeklerimizi seyretmeyi çok seviyorum. Genelde bizim ev botanik bahçe gibidir her bi delikten çiçek çıkar. Ama ben en çok terastaki çiçekleri seviyorum. Rengarenk cıvıl cıvıl..
Şimdilik terasımızın güzelleri bunlar. 
 Sarı güller
 Pembe sardunyalar
 Adını bilmiyorum. Kayseri'den getirmiştik 4 yıl önce.
 Ela'nın çiçeği. Menekşe herhalde?
 Bu da Ordu'dan geldi adını bilmiyorum
Canımmm karanfillerim

Ama tek kötü yanı sigara içmeleri. Sigara kullanmayan biri olarak burnum çok keskin koku alıyor benim. 1 metre öteden sigara kokusu gelmeye başlıyor. Kayınpederim içiyor o zaman teras keyif değil eziyet oluyor benim için. Terası geçtim ev bile. 
Sadece kayınpederim kalsa iyi. Kayınbiraderim ve müstakbel eşi (nişanlılar) eltimle çok kavga ediyorum sigara konusunda. 

30 Mayıs 2017

Kuaförcülük


Ela'nın saçlarını doğduğundan beri hiç kesmemiştim. Bir iki sakız yapışmasından uçlarını aldığım olmuştu ama onlar sayılmaz. Geçtiğimiz hafta 19 Mayısta Ela'yı banyo yaptırıp saçları ıslakken güç bela ikna edip dayadım makası saçlarına.
Yok canım hiç duygulanmadım. Saç o yine uzar 😊 Şaka bi yana fazla kısa kestim, içim burkuldu ama haklı nedenlerim vardı kesmek için.
Birincisi; saçları neredeyse poposuna geliyordu. Toplatmayı sevmiyor ve tuvalete kendi gittiği için hijyen açısından kötüydü.
İkincisi; toplatmadığı için çok dolaşıyordu. Okula giderken topluyordum ama eve gelince kendisi açıyordu saçalarını. Ayna karşısında saçlarını şekilden şekile sokuyordu. Bu da saçlarını daha da dolaştırıyor, taratmayı çin işkencesine çeviriyordu.
Güç bela ikna etmeyi başardığımda, bazen böyle ördürüyordu. O zamanlar iyi oluyordu ama her gün saç örmek işkence yav 😔 (Deli kızın çeyizi gibi kafasındaki kocaman şeyi kendisi taktı. Stajyer öğretmeni vermişte)

Kestim ben rahatladım ama Ela eski uzun saçlarını arıyor 😊 Çünkü korku filmi çekiyordu kendince 😊 Saçlarıyla tüm yüzünü kapatıp bööğğ yapmak gibi. Artık yapamıyor.

Hee bi de azıcık yamuk kesmişim az uzasın kuaföre götürür düzelttiririm😊

Gitmişken kendi saçlarımı kestireyim. Ameliyatımdan dolayı bi kısmı kısa, üstten uzun. Onları eşitlemem lazım ama fazla kısalar azıcık daha uzasınlar.

Hava yağmurlu, güneşi özledim.

26 Mayıs 2017

İçimden Geldi

Hayat, bu aralar üstüme üstüme geliyor. Depresyon da mıyım bilmiyorum. Bipolar duygulanım bozukluğum yeniden mi nüksetti onu da bilmiyorum. Tek bildiğim uzun zamandır keyfimin olmaması, kendimi yalnız hissetmem.

Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Okunmayı bekleyen kitaplarım, işlenmeyi bekleyen şablonlarım, örmeyi istediğim örneklerim var aklımın bir köşesinde, izlemek istediğim dizi ve filmler.

Ama işte keyfim yok be blog..

Dışarıdan bakınca mutlu biri olarak gözükebilirim. Ama işin aslı hiç öyle değil...

1997 yılından beri benimle olan işitme engelim son zamanlarda daha çok zor anlar, zamanlar yaşatmaya başladı bana. Gerek iş hayatımda gerekse sosyal hayatımda. Olmuyor hiç bir şeyi beceremiyorum, yapamıyorum.

Toplu halde yemeğe gittiğimizde, benim bir köşede öyle oturuyor olmam ve diğer arkadaşların kakara kikiri gülüşmeleri bana çok batıyor.. Bir kere, beni eve davet ettiler. Sözde davet etmiş olmak için. Gelmeyeceğim dedim sağol.. Neden? dedi arkadaş.. Dedim ben hep bir köşede oturuyorum. Dedi, ee biz de köşede oturuyoruz tepede değil ya dedi. Dedim sen beni anlamadın herhalde, siz kakara kikiri konuşun gülün bana anlatmayın, görmeyin bir köşede tek başıma sap gibi oturayım. Anladın mı şimdi ne demek istediğimi?

Haklısın dedi, haklısın... keşke haklı olmasaydım.. Sonra kendimi odaya kapatıp ağladım.. Neden bana karşı nankörsün be hayat? neden?

İşim gereği telefon açmam gerekiyor kurumlara, yardım istiyorum arkadaşlarımdan. Sağolsun biri yardım ediyor ama diğerleri Kurum Netten yaz bir iki satır gönder uğraşamam diyor. Tamam da ben Kurum Netten kaç kere yazdım dikkate almıyorlar, evraklar bekliyor masamda kaldırsam diyorum artık. Sonra neden memurlar işi erteliyor, geç çıkarıyor demeyin.. Önce sisteme siz girin be kurumlar..Siz girmeyince biz onaylayamıyoruz..

Dudak okurken bazen yanlış okuyabiliyorum. Sonra komik oluyor (bazen bana komik olmuyor üzülüyorum) sağır duymaz, uydurur diyorlar. Sen kulaklarını kapatıp, karşındaki insanın dudaklarına gözlerini hiç kırpmadan bakarak, onu okuyabiliyor musun? Ne olur bi kere dene.. Yapabiliyorsan kabul, ben uyduruyorum. Yapamıyorsan empati kur, beni üzme..

Anne olmak ve duymamak benim zayıf halkam. Zaten hayatım yeterince zor. Psikolojim yeterince bozuk. İşitme engelimle, anneliğimde yapamadığım şeyleri eleştirme. Kızın sana bir şey diyor niye dinlemiyorsun deme. Ben kızımı anlayabilmek için kaç takla atıyorum, kızım bana derdini anlatabilmek için kendini kaç şekle sokuyor haberin var mı senin? Hatta kızım, baktı ben anlamıyorum pes edip anlatmaktan vazgeçiyor derdini. Bunun beni ne kadar yaraladığından haberin var mı?

Bipolar duygulanım bozukluğum nüksettiğinde, kendimi doğramak istiyorum. Hayattan soğuyorum. Hayatın bir amacı yokmuş, boş yere var olmuşum gibi. Ben olmasam her şey daha mükemmel olacakmış gibi.

Ben biraz ağlayayım da rahatlayayım.





24 Mayıs 2017

Kuzumun Yılsonu Gösterisi

Bugün benim Kuzumun yılsonu gösterisi vardı. Çok heyecanlıydım. Programda ilk gösteri bizim miniklerindi. Allahım benim kızım büyümüş te gösteri mi yapıyor şimdi? inanamıyorum diye diye izledim❤
Soldan 2nci grup, sağdaki bebe benim kızım, evet evet benim. Ay yaa o popo kıvırtmak neydi öyle? Görmemişin kızı olmuş, yılsonu gösterisi yapmış mazur görün 😂

Sonra, diğer sınıflara geçti. Nasıl. Oynadılar bilmiyorum. Öğretmen bizim sınıfın verilerini kulise çağırdı. Geridönüsüm defilesi vardı. Ben, daha doğrusu biz (ben, eşim, kayinvalidem ve kayınpederim) pet bardaktan elbise yapmıştık. Sınıfta geridönüşüm  kostüm yapan veliler çocukları ile birlikte podyuma çıkacaklardı. Çıktılar da. Böylece biz diğer sınıfların gösterisini izleyemedik.
Bu da biz. Eşim uzaktan anca böyle çekebilmiş. Bende heyecandan, diğer yöne dönerken yanlış tarafta durmuşum 😀

Bizim sınıfın gösterisi bitince, öğretmene teşekkür edip ayrıldık. Çünkü  çok yorulmuştum sabah işe gidip sonrasında gösteriye gelip, ordan oraya koşturup durdum enerji kalmadı. Tüm çocuklar harikalardı.

Çocuklar hep mutlu olsunlar ❤

13 Mayıs 2017

ANNELER VE ANNE ADAYLARI! GELECEKTEKİ SİZE MEKTUP GÖNDERMEYE HAZIR MISINIZ?


Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.

Anneler günü’nüz kutlu olsun!

Anneler ve anne adayları!

Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?

Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.


İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.