31 Aralık 2016

Happy New Year

2017 ye girerken ne yapsam? Çünkü yeni yıla girerken ne yaparsan öyle devam edermiş derler ya.
Örgü mü örsem? Tüm yıl üretken olurum.
Kitap mı okusam? Piyasadaki tüm kitapları okurum.
Film-Dizi mi izlesem? Gözleri bozarım.
En iyisi ben uyuyayım. Yıl boyu tavuk gibi uyurum en azından :D


2017.. huzur dolu bir yıl ol.. Şehit haberi gelmesin, insanlar ölmesin. Herkes huzur içinde yaşasın lütfen....

30 Aralık 2016

Halleyli Pasta




Eşimin doğum günü için hazır pasta almaktansa ben yapayım dedim. Hoş 1.5 ay önce yapmıştım bu pastayı :)
Yapımı çok kolay ve basit olunca blogumda yer alsın istedim. Tarifi nerden aldım hiç hatırlamıyorum..
Canım çekti bak.. Yine yapayım bir gün.
Yapılışına gelirsek,
1 Paket halley
1 paket sade krem şanti
3 su bardağı süt
Muz
Çikolata sos.

Halleyleri küp küp kırdım. 3 su bardağı süte 1 paket (paketin içinde 2 poşet oluyor ikisini de koydum) krem şantiyi çırptım. Sonra halleyle krem şantiyi karıştırdım. içine minik muz dilimleri koydum. Sonra kelepçeli kek kalıbını streç filmle kapladım. Karışımı kalıba koyup buz dolabında 24 saat dinlendirdim. 24 saat sonra tepsiye aldım. üzerine muz dilimleri ve çikolata sos tamamdır. Afiyet olsun. Üşengeç işi pastamız hazır 😄😄😄
İlk defa bi tarif verdim yapmayana küserim bak :D
2016'nın son cuması bugün.. Seneye görüşmek üzere diye iğrenç esprimi de yapar kaçarım..

28 Aralık 2016

Geniş Aile

''Geniş aile'' kavramını küçükken çok severdim.. Babaannem, dedem, bekar halam, amcamlar 1 bebeli, biz 4 kişilik çekirdek aile.. Hep beraber toprak evde yaşardık.. Sonra 6 yaşımdayken yengem 2nci bebeğine hamile kaldı. Dedemde babama ev yaptırmaya karar verdi. Evimizin temeli atıldı ve ben menenjit geçirdim. Yengemin hamile kalışı, benim menenjit geçirmem bu '' geniş aile'' nin biraz dağılmasına neden oldu. Sonra halam evlendi. Küçük aklıma göre hep beraber olmak güzeldi aslında....
Ama öyle değilmiş büyüyünce anladım...
Ben kayınvalidem, kayınpederim ve bir de bekar-nişanlı bir kayınbiraderimle beraber dublex evde yaşıyorum. Benim ve eşimin işitme engelli oluşumuzdan mütevellit birlikte oturmayı kabul ettik.. İyi p.k yemişiz... Çünkü evde hiç rahat olamadım ben.. Olduğum anlar da oldu elbette ama o zamanlar evde kimse olmadığı zamanlarda..
Çat kapı misafire alışmış olmak lazım.. Her an biri gelebilir ( en kavga ettiğim konu bu.. müsait olmadığım an misafir gelir)
Mutfak her daim dağınıktır.. Tahammülüm yok mutfağın dağınıklığına.
Ama ben bunlara rağmen sabrettim, her şeyi alttan aldım. Eşimi sevdiğim için..
Sonra kayınbiraderim sözlendi. Ezilen tarafa çekildim. Geçen kış ameliyat olduğumda müstakbel eltim ve kayınbiraderim ''geçmiş olsun'' demediği için onlara çok kırılmıştım. Kindarımdır, bana yapılan haksızlığı çabuk unutmam. o yüzden uzun süre konuşmadım onlarla. Müstakbel eltim istisnasız her cuma günü bize yatıya gelir. (meraklısına, kendi evi 5 dk yürüme merafesinde) o geldiği zaman konuşmadım uzun süre. Sonra yine suçlu ben oldum. Özür dile de barışın dediler bana.. Ben neden özür dileyeyim ki? Ne yapmışım?
Bir de...Malım kıymetlidir benim. Yeni aldığım, bir-iki kez kullandığım silikon tabancamı istemişlerdi. Malum bahsettiğim etli-kayınbirader. Vermiştim ben de.. Bizim evde yapacaklar diye. Sonra bana lazım oldu. Kayınvalideme dediğm. Oğluna söylersin silikon tabancamı çıkarsın bana lazım biliyorsun diye. Tamam dedi. Aradan 1 hafta geçti hatırlattım, aldın mı? diye.. Evine götürmüş(eltim) getirecek dedi. Yahu 3-4 ay olmuş vereli, 1 hafta önce söyledim iste diye. Hem o süre zarfında 2 kez yatıya geldi bizim eve ama getirmedi. Ben de sinirlendim. Hiç adetim olmadığı halde küfrettim... Kayınpederim gidip aldı getirdi tabancamı. Yepyeni silikon tabancam özensiz bir şekilde kullanılmış bir de ona bozuldum.
Böyle böyle derken ben geçen hafta bardağı taşıran son damlayla patladım.. 2 haftadır kayınvalidem ve kayınpederimle konuşmuyorum. Ailem de Kayseri'de. Kendimi çok yalnız hissediyorum.. Eşim de ortada kaldı. Sonra biz aşağı kata kendi salonumuza çekildik. Benim atağım(Bipolar duygulanum bozukluğu) nüksetti. Her şeyi bırakıp gitmek istedim.. Ailemin yanına.. Hiç haketmediğim şeyleri yaşadım çünkü..

Özetle: Ne kadar iyi olursan, ne kadar alttan alırsan ezilen taraf oluyorsun.. Bir daha asla ama aslaaaaa kimseyi el üstünde tutmayacağım.. Aaaa bunu annem (k.validem) sever, aa bu Beyza'nın (eltimin) tarzı alayım bari... demeyeceğim... Hiç kimse benim nezdimde haketmiyor... Geçenlerde bi hırka beğendim LCW'den.. Kayınvalidem de onu alacağına nişan için elbise alsanakendine dedi.. Eee ben çalışıyorum, işe gidiyorum herhalde dedim. Bişey demedi.. biraz daha dolaştık kendine hırka beğendi '' güzelmiş'' dedi koydu yerine. Ben de salağım ya.. Gittim ona o hırkayı aldım.. Haketmemişti... Ama yine de içim el vermedi aldım.. Bir daha asla....


Kendi salonumda 3 kişilik ''çekirdek aile'' olmak çok güzelmiş....

26 Aralık 2016

Anne Ben Nasıl Doğdum?

Başlıktan anlaşıldığı üzere Ela nasıl doğduğunu merak etti  geçen hafta. Ben de hiç beklemiyordum hazırlıksız yakalandım 😊

  • Anne ben karnından nasıl çıktım? (Allahtan nasıl girdim demedi😊 )
  • Senin gelmeye karar verdiğini hissettiğimizde baban, babaannen ve anneannen beni doktora götürdüler. Doktorlar beni içeri aldılar, sonra karnımdan seni çıkardılar.
  • Peki karnından beni nasıl çıkardılar?
  • Minicik bişey kesip çıkardılar.
  • Neee (elleriyle ağzını kapattı) acıdı mı peki?
  • Yok annecim  hiç acımadı
  • O zaman anne senin karnına bir bebek daha gelsin benim kardeşim olsun. Ama doktorlar seni yine keserse, hadi acırsa (Ela ameliyatın ne demek olduğunu biliyor geçen kış 3 ameliyatımdan mütevellit. Ne kadar acı çektiğime de şahit haliyle)
  • Yok anneciğim acımaz. Sen çıktın ya acımadı.
  • O zaman benim kardeşim olsun, adı Zeynep olsun.
  • İnşallah kızım. Dua et Allah'a. 
  • Tamam ederim.
Korktuğum kadar zorlamadı bu sorular beni. Bu konudan da yırttım hadi bana geçmiş olsun ahahha😊
Elacığım Zeynep beklesin hemen gelmesin anlaştık mı 😊

16 Aralık 2016

Penguen Bere

Dün bahsettiğim Ela'ya yapacağım bere de bitti nihayet.
Tığ işi bere yapmayı, daha doğrusu bere yapmayı pek beceremem ben :) Örene kadar Emine'nin başını çatlatsam da yapabildim... Sıra da eve giderken ip alıp Kocci'ye söz verdiğim bere ve boyunlukta. Terzi kendi söküğünü dikemez misali kendime sıra gelmiyor :)
Eloşum güle güle eskitsin :)
Ela demişken aklıma geldi. Sabah saat 8 de başlıyor onun okulu. Haliyle saat 8'de hava aydınlanmış olmuyor. Ela'da uyanamıyor. Giyinme, saç-baş faslını da eklerseniz zaman yetmiyor. Saçları belinde kestirmiyor da. Hanımcım ya saçının modelini beğenmez ya da kıyafetini beğenmez. Saatler geri alınsaydı keşke diyorum... Belki o zaman enerjik uyanıp her şeye yetişebilirdim.

Berem olmuş mu??? der ve kaçarım :D

15 Aralık 2016

Bere

Bir çocuğun yüzüne yakışan en güzel şey, şen kahkahaları değil mi?
İşte ben de bu bereyi Eskişehir'de yaşayan, yakından hiç görmediğim Ela için ördüm.
Yüzünde kocaman bir gülümseme olsun, Eskişehir'in soğuğunda o minicik kulaklarını sıcacık tutsun diye. Ama lakin, içime koca bir öküz oturdu sanki.. Elim gitmedi hiç bir şeye.. Ne örgü örmeye, ne kitap okumaya, ne de film izlemeye.. Elim hiç bir şeye gitmedi.
Evet hayat bir şekilde devam ediyor, etmeli de ama bu şekilde değil.. Kendi çocuğumuz aman kötü olmasın diye yüzümüze sahte bir gülümsemeyi takıp, her şey yolundaymışçasına yaşamak ta zor.
Bir bereden yola çıkıp nerelere gelmişim? Kimimizin ruh hali böyle karışık değil mi? Elden gelen tek şey dua, dua, dua.. Neyden bahsettiğimi anladınız siz.
Devrik cümlelerimle, anlatım bozukluğumla, bozuk psikolojimle benden bu kadar... Mesai bitmek üzere, eve gidip Ela'ya bere yapacağım canım istemese de..
Herkese iyi akşamlar dilerim..
Çokça dua edelim..

08 Aralık 2016

Ergen Ela

4 yaş 5 aylık Ela'dan selamlar :)
Telefon kullanmayı öğrenmiş, kendi kendine selfie yapıyıor, kendini videolara alıyor cadı.
Sanırım yeterince büyüdüğünü zannediyor olacak ki, Moskova'ya gideceğim diyor. Çantasını hazırlamış, tokaları oyuncakları koymuş.Havacılık müzesinin giriş bileti, uçak biletiymiş, kumbarasındaki bozuk paralar ona yetermiş. Ben de geleyim mi? diye sordum '' Hayır tek başıma gitmeliyim'' dedi :D :D
Türkiye bizimkine dar geldi anlayacağınız.Çocuklar da olmada halimiz ne olurdu. Çocuklar iyi ki varlar, iyi ki..

06 Aralık 2016

Aralık

N A M E S T E 
2016'nın son ayı geldi. Bitti gidiyor işte 2016.. Hem benim açımdan hem de ülke olarak kötü bir yıldı.

  • Umutla, hayallerle beklediğim ameliyatım başarısız geçti, psikolojik olarak çöktüm.Biraz da fiziksel hasar bıraktı.
  •  İyi günümde yanımda olanlar kötü günümde yanımda olmayarak gerçek yüzünü gösterdiler (ailemden... Kayınbiraderim ve eltim öncelikte...) 
  • İşte malum darbe olayları. Sülalemde ne çok hain varmış öğrendim. 
  • Sevdiklerimin teker teker gitmesi. Ortaokuldan çok sevdiğim arkadaşımı düğün  hazırlığı esnasında trafik kazasında kaybettik :(
  • Tek güzel yanı da canım kızım okullu oldu. Okul onu olgunlaştırdı diyebilirim :) Eskisi kadar azıtmıyor.
  • Sosyal medya sayesinde sülalemde ne olup bittiğini öğreniyorum. Sosyal medya olmasa halimiz nice olurdu bence.. ( Kuzenlerimin çoğunun evlilik, hamilelik, doğum haberlerini sosyal medya sayesinde öğreniyorum. Geçen gün bi bebek fotosu gördüm. Hemen mesaj attım. Büşra, senin 3cü mü? diye. Evet abla benim 3cü dedi. Haydaaa bu hamilemiydi ki? diye sordum kendime.) Bizim sülale çok kalabalık 60dan fazla kuzenim var :)
  • Amaannn o da bişey mi? Abim Kayseri'den İstanbul'a gelip burun estetiği olmuş. (sağlık açısındandı) bana haber vermemiş. Anneme , babama da haber vermemiş. Ameliyat olup gitmiş Kayseri'ye.  Sosyal medyada paylaşmış (facebook). Ben o zamanlar telefonumdan facebook'u silmiştim, görmemiştim.Anneme demiş sonra '' Kerime bana geçmiş olsun demedi'' haydaaa... Yahu ben senin tek kardeşinim. Üstelik hastane benim evimin 15 dk uzağında. Kardeşim ben şu hastanedeyim ameliyat olacağım diye mesaj yazmak çok mu zor? Nasıl gücüme gitti anlatamam.
  • Kayınbiraderimin nişanı olacakken, nişandan 1 gün önce müstakbel eltimin dedesi vefat etti. (Hayat sen planlar yaparken başına gelendir işte)
  • Annem trafik kazası geçirdi, elinden ameliyat oldu. 
  • Benim saf babam, köyden birinin banka kredisi için kefili olup borç batağına düştü. Kredi çeken borcunu ödeyemeyince, tüm borcu babam ödemiş. Ah baba ahh.. Sen ne zaman akıllanacaksın acaba???
  • Amcam dizinden ameliyat oldu.
  • Bir güzel yan daha, amcamın çocukları üniversiteyi kazandı. Biri Bankacılık, biri burslu Uluslararası İlişkiler. Benim gibi tembel ablasının gururu o... (Abimle abi-kardeş ilişkimiz pek olmasa da, amcamın çocukları benim kardeşim gibidir. Halamların, dayımların, teyzemlerin çocukları pek önemli değillerdir. Yeter ki amcamın çocukları yanımda olsunlar.. Özledim kardeşlerimi.)
Aklıma gelenler bunlar...
Ela bu sene pek hevesli, çam falan süslemek istiyormuş. Ben pek önemsemem öyle yılbaşı falan. Eğlencesine de üşeniriiimmm :D :D Sınıfından arkadaşının anneannesi, Ela'ya budanmış çam dalı vermiş, al süsle diyerekten. Ela da almış eve getirmiş. Onu bi saksının içine koyar, eva'dan kestiği çiçeği, böceği takar süsleriz artık. Süslere para veremeyecek kadar cimriyim çünkü ahahah :D :D

Dilerim 2017 uğurlu bir yıl olur.. Dilerim ülke olarak huzura kavuşuruz...

Devrik cümlelerimle herkese mutlu bir gün dilerim. Memur olsam da, imla kurallarında yine de iyi değilim :D :D Artık kusuruma bakmayın :D
Kiss mee :*

30 Kasım 2016

2017'ye Doğru Hayaller Dilekler Hedefler

Her sabah işe geldiğimde çayımı yudumlarken okuduğum, okumaktan keyif aldığım Handan ablacığım beni mimlemiş. Bana da seve seve cevaplamak düşer :)

SORU 1. Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. Huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler?
Çok sinirliyimdir. Sinirlerim alınsa fena olmazdı. Çok bağırıyormuşum sinirliyken. Kendi sesimi duymadığımdan bilmiyorum bağırıp bağırmadığımı haha :D
Birde alınganımdır. Alınmayı bıraksam çok iyi olacak :)

SORU 2. Meşhur Alaaddin'in Sihirli Lambası oldu ya kucağına düştü. Ve tabi ki 3 dilek hakkı verdi. Dikkatli düşün, klavyenden çıkan her cümleyi gerçeğe dönüştürebilir. Ne dilerdin?
Gel yamacıma Alaaddinciğim, 3 dileğimi sıralayacağım sana..
- Çocukları kimse üzmesin, çocuklara dokunanın ellerini kır lütfen.
- Kalbinde bir gram sevgi olmayan insanlara sevgi, hoşgörü, merhamet ver. Özellikle benim abime..
- Bu da bencillik olsun evimi binadan ayır, altına tekerlek tak İstanbul'un keşmekeşinden sıyrılıp Ordu'ya götür ahaha :D

SORU 3. Şimdi gerçek hayata dönüyoruz, evin, çocukların, kendin, kedin.. için yeni yılda neler yapmak var aklında? Şimdiden düşünelim ki, yeni yıl kapıda hazırlıksız yakalanmayalım :)
Handan ablacığımla aynı.. Dünya turuna çıkmak istiyorum çekirdek ailemle birlikte. Bir sırt çantasıyla.. Ama önce canım ülkemden başlamak lazım..

SORU 4. Piyangodan büyük ikramiye çıksa hepimiz dünyayı gezeriz değil mi? Sen neler yapmak isterdin? Bir de şöyle düşün, o istediklerin için çok para şart mı? Belki de değildir.
Önce çekirdek ailemize yetecek boyda bir araba alırdım.. Ela'ya güzel bir oda, kendime de güzel bir hobi odası dizayn ederdim. bir duvarı rengarenk yumaklar diğer duvarı da kitaplar.. Bir de şöminesi olsun.

SORU 5. Para para para. Para harcamadan da gerçekleştirebileceğin hayallerin vardır elbet. Haydi onları da paylaş, bekliyoruz. 
Bol bol kitap okumaya, örgü örmeye, film izlemeye vakit bulmak. Ela okula başladığından bu yana pek mümkün olmuyor hepsini yapmak.
Ormana gidip yürüyüş yapmak. 


Benden de bu kadar :D Ben de yapmayan herkesi mimliyorum o vakit :)
Mutlu hafta ortaları. Çabuk cuma olsun, Allah'ım subhaneke dinimiz amin :)

27 Kasım 2016

O Benim Abim...


(Fotoğraf geçen yıl benjm ameliyatımdan  2 hafta sonra çekilmiştir.)

O benim abim, benden 2 yaş büyük. Öyle canım canım kardeş ilişkimiz yoktur bizim. Kimiz evde yalnız kalsak, annem ve babam eve geldiğinde maddi hasarla karşılaşırdı hep.

O benim abim, en büyük zevki beni dövmekti. Sebepsiz yere desem ona göre sebebi var .  Pantolon giymem, kolu kısa tişört giymem, dar giymem, başımın açık olması .  Ki bu yüzden ben bir dönem kapalıydım.

O benim abim, erkek arkadaşım olduğunu öğrendiğinde eline bıçağı alıp saldırdı üzerime. Kendisinin olması iyi benimki ölümlük. (Erken evlenmem bu yüzden işte )

O benim abim, şaka yollu bişey istersen seni parçalar.

O benim abim, hastayken ondan iyisi yoktur melek gibidir. Iyilesmen için başında dört döner, bir istediğini iki etmez.

O benim abim , tek kardeşim. Hayalimde herşeyi paylaşabileceğim bir abim olması varken Allah bana canavar gibi bir abi vermiş. Ama yine de o benim abim. Yine de iyi ki var. Yine de seviyorum kendisini. Çokta özlüyorum.
Çünkü ben, onun kardeşiyim....


23 Kasım 2016

Nice 6 Yıllara...

23/11/2010 bizim Kocci'yle nikah yıl dönümümüz. O güne ait hiç fotoğrafımız yok. Babam tek kızını yangından mal kaçırır gibi evlendirdi. 19 yaşımdaydım o zamanlar, toydum. Mardin'de çalışıyordum, memur olalı 2 ay olmuştu. Bende bilmiyordum ki stajyer memur olduğumu. Babam nikah kıyınca gidersin İstanbul'a dedi sen bilirsin dedim. Nikah kıyıldı ben Mardin'e İlkay İstanbul'a döndü. Tayin çıktı mı? yooooo 13 ay sonra çıktı :D İçimde uktedir nikahımda hiç fotoğraf olmaması. Tek pişmanlığım da babamı dinlemiş olmam.
Aslında babam benim evlenmemi istemiyordu, benim de hemen evlenmeye niyetim yoktu zaten. Benim psikopatın önde gideni bir abim var. Eşimle çıkıyordum o zamanlar. Abim de öğrendi haliyle. Bana işkence yapmıştı. Şöyle ki dedemin vefat haberini vermeye geldiğinde evde kimse yoktu yalnızdım, bulaşık yıkıyordum. Abim de bıçağı aldı eline ve bana saldırdı. O an ölebilirdim de. Annem ve babam da bir şekilde öğrendiler abimin yaptıklarını. (Eşimin o dönem sevgilim olduğunu annem ve babam biliyordu ama kızmıyorlardı) babam da bu böyle olmayacak dedi çağırdı eşimin ailesini öyle oldu bittiyle sözümüz oldu. Sözden 3 gün sonra ben Mardin'e gittim. Abim de geldi benimle kaldı..
İşte böyle nikah benim hem kurtuluşum hem de pişmanlığım oldu. eşimi çok seviyorum, çok ta mutluyum ama içimde ukte kalan şeyler olmasaydı diyorum.. Erken evlenmesem, biraz kendi hayatımı yaşasam diyordum. Benim kısmetim de böyleymiş işte..
(Nikahtan 9 ay sonra düğün oldu. Düğünden 1 hafta sonra ben tekrar Mardin'e gittim. )

Ps. Abimle aram hala düzelmiş değil. Beni hala döver. Ama eşim yanımda olunca dövemiyor. Sadece geçen yıl ameliyatlı olduğum için prensesim, canım, bitanem diye hitap ede ede her istediğimi yaptı sağolsun, sonra iyileştim dayağa devam. Tek kardeşiyim birde..
Öyle işte.. 

14 Kasım 2016

Öyle işte

Hayat çok hızlı değil mi? Herşey çabuk geçiyor. Hiçbir şeye yetişememek yoruyor insanı .  Bu tempo çok ağır geldi bana. Kolumda kocaman çıban çıktı abartmıyorum montun üzerine dokunsan belli oluyor o derece. İşler çok yoğun, şefimde bencilin önde gideni.. Okula telefon açmam gerekiyor hatalı evraklar için. Kurumnetten yaz iki üç satır bişey ugrasamam diyor. Ben duysam sana yük olmazdım kusura bakma diyorum bende. Sonra şunun bunun dosyasını  bul bende diyorum hayır çok işim var. O da diyor hadi güzel memurum bende sert bir dille hayır diyorum.. O senin şefin  dinlemek  zorundasın diyeniniz olabilir ama bu kadarı fazla bence .  Eli, kolu var, dosyanın hangi dolapta olduğu belli kalk bak bul al. Zaten çok hastayım üstüme gelmeyin kıtır kıtır dograrım herkesi 😊

Çok fena nezle oldum ,evde bu halde oturuyorum.İnşallah kulağım enfeksiyon kapmaz. Kayseri'ye gidecek halim yok. Iyilesmezsem rapor alırım demiştim ama bugün TEOG'da görev almayı kabul ettim. İnşallah TEOG zamanına bişeyim kalmaz.
Hayırlı  geceler 😊😊

06 Kasım 2016

Lütfen Uyanalım...

Bu gökyüzüne bakıp da hala "Normal Jet Uçaklarının İzleri" diyorsanız; ne diyelim?
Bunlar CHEMTRAIL BULUTLARI..
İnsan yapımı KİMYASAL bulutlar...
Lütfen uyanalım ve çevremizi bir zahmet uyandıralım.
CHEMTRAILSi durduramazsak; GELECEĞİMİZ YOK BİZİM...


03 Kasım 2016

Babasıyla kızı

Hamileyken eşim erkek bebek bekliyordu. inşallah erkek olur  diye dua ediyordu  ama Allah kız  bebek nasip etmiş napalim 😀
Kız olduğunu öğrenince acaba erkek bekleyen eşim kızımızı sevmeyecek mi? diye düşünmüştüm. Çok şükür ki sadece düşünmekle kaldı. vallahi kıskanıyorum ben bu babayla kızinin ilişkisini. baba iyi polis, anne kötü polis nasılsa..
Her alsam uyumadan önce babasıyla rutini var Ela'nın  dişler fırçalanır ,pijamalar giyinir, kitap seçilir 3 tane olacak. el feneri ile karanlıkta okunacak fotoğraftaki gibi . Kitaplar bitince öpücük verilip beraber uyanacak.  Yanlarına gitsem kabul edilmeyip kovuluyorum . Bu kadar eziklenmek fazla ama yaaaaa...

Baba kız aşkınız daim olsun kuzucuklar😍😍

(Annemi bu ara çok iyi anlıyorum. çünkü ben de babama çok düşündüm. Ah anam ahh keşke  öyle hissedeceğini bilsem yapmazdım.) 

27 Ekim 2016

Mutluluk Kargom

Bu postu yeni, gıcır telefonumdan yazıyorum.  Kayınpederim sağolsun 😊
Bugün iş yerime beni çok mutlu eden kargo geldi canım Ayşe'mden.  Ben Ela'ya bere yapacaktım ama becerememiştim.  Ayşe de seç bir model dedi bende seçtim o da daha güzelini yapmış.
Ela'da Kıvanç mı göndermiş  anne diyor çok sevdi yavrum ya 😊
Bir de benim başım kel mi? Bana da cici yapmış canım arkadaşım 😊


Bu dekoratif kaktüsten  Nihan 'a yapmıştı hani bana bende isterim diye diye zorla yaptırdım 😂😂
Bir de bu eldivenler.  Kendine yapmıştı geçen kış  bende çok beğenmiştim. Hangi renk istersin sana da yapacağım demişti bende kırmızı olsun üç kuruş fazla olsun demiştim 😂

Çikolata, latte ve baharat var birde. Herşey için çok teşekkür ederim Ayşem.  Çok mutlu ettin beni. 

Telefondan post yazmak daha iyiymiş.  Devamlı yazarım artık ben 😀

13 Ekim 2016

Ezik Ben

Geçen gün babam aradı.. Yalnızdım, yoldaydım.. Babam derdi '' Kızım ben seni aradığımda telefonu aç, baba ben iyiyim de, yeter ki sesini duyayım''
Ah be baba sen benim sesimi duyuyorsun ya ben..
Ben ne yapayım??? O kadar zoruma gidiyor ki anlatamam..
Açtım bende telefonu '' Babacım ben iyiyim, inşallah annemle sen de iyisinizdir, herkese selam öptüm'' dedim ve kapattım..
Kimse anlayamaz bu duyguyu, kimse..
Yine de hayattalar ya, uzakta da olsak..
Yine de çok şükür...

28 Eylül 2016

MİM/Aslıhan'ın Dünyası

Canım Aslıhan'cığım beni mimlemişti geçen gün. Anca fırsatını buldum yazmaya...

1-Hayal kurmaktan hoşlandığınız yer ya da zaman dilimi var mı?

Genellikle sabahları işe yürüyerek gelirken kurarım. Yoksa o yol bitmek tükenmek bilmiyor.. Ama sonra işe geldiğimde pembe bulutların üstünden duvara toslamış gibi oluyorum orası ayrı :D


2-En çok nelerin hayalini kurarsın?

Bu konuda samimi olacağım.. Kızımın ''ANNECİĞİM'' demesini duyabilmek.. Bu biraz imkansız olsa da hayal işte..
Sonracığıma, çekirdek ailemize bir üye katılsa nasıl olur? bunun hayalini kurmuşumdur çoğu zaman.
Abimin biraz insan olmasının hayalini de kurmuşumdur çocukluğumdan beri..
Tüm çocukların mutlu olmasının hayali, imkanım olsa bir çocuğu, aileme almak, o çocuğun koruyucu ailesi olmayı çok istemişimdir.. Ama işte hayal.. Beli birgün gerçek olur umarım..

3- Şimdiye kadar çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi?

Düşünüyorum da, anne olmak benim çocukluk hayalimdi bunu gerçekleştirdim en azından. Başka da yok.. İşitme engelliler öğretmeni olmak isterken memur oldum bir de.. Belki de benim hakkımda hayırlısı olan buymuş.

4-Henüz gerçekleşmemiş ama illede gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı? Sakıncası yoksa anlat çabuk nedir? 

İstanbuldan uzaklaşıp,herkesin birbirini sevip kolladığı küçük bir sahil kasabasında yaşamak. Umarım gerçek olur bir gün. İmkansız gibi onu da biliyorum :D

Hımm bende kimi mimlesem? zaten çoğu arkadaşım yapmış görünüyor.
Ayşe'mi  mimliyorum..

Şube müdürümüz geldi, ben kaçıyorum şimdi. Atamalardan illallahhhh geldi anacımmmm

26 Eylül 2016

Yorgun....

Günaydın sevgili dostlar,
Beni özleyen yok bakıyorum da, tribimi atayım dedim. Kerime vardı bi tane kafadan çatlak o nerde hiç yazmıyor da diye düşünen yok mu aranızda?? Ölsem haberiniz olmayacak vallahi :)
Şaka şakaaa :)
Ben bu aralar çok yorgunum... Hem ruhen hem bedenen. Demeyin ki Kerime sen daha yeni geldin Kayseri'den. Evet daha yeni geldim fakat dinlenemedim.. Geldim çamaşır, ütü, Ela'nın okulu, alışverişi, hafta sonu MTSK sınav görevi derken bugünde işbaşı. Dinlenmeye hiç fırsatım olmadı. Terapilerimi yapmaya bile mecalim kalmıyor. Kitap okumak, örgü örmek vb... Dudak okuduğum için gözlerim çok ağrıyor uykusuzlukta bonusu.
Yanlış anlamayın şikayet değil.. Sadece biraz doluyum.. Yorgunluktan değil.. Düşüncesiz insanlardan dolayı.. Biraz iç dökmek istedim...

Amaaannn diyorum...
MTSK görevi esnasında yemek yemek için AVM'ye gitmiştik. Biraz da mağazalara bakalım deyip... Beymen outlet'e girdik bu elbise çok şirin ve değişik geldi gözüme.. Fiyatı görünce göz bebeklerim yerinden fırladı 0_0  tahmini fiyatları alayımmm :)
Dikiş diken arkadaşlarım valla çok şanslısınız bunun en alasını yaparsınız :)

Hadi ben bekleyen öğretmen atamalarını, toplu onaylarını, istifalarını yapayım.. Varsa enerjiniz bana yollayın birazını...

kiss me .*


19 Eylül 2016

2016-2017 Eğitim-Öğretim Yılı Hayırlı Olsun :)

Bu yıl bende veliyim.
Yukarıdaki cadının velisi :)
Sabah suratıma bile bakmadan sınıfına girdi. El bile sallamadan.
Duygusuz anası da ağlamadı işe gitti hemen.
Babaanneciğiyle kaldı okulda bi konuşma yapıp çıkmışlar.
Hadi bakalım..
Yarış atı kıvamında koşuşturulmayan, bolca eğlenilen bir eğitim öğretim yılı dilerim tüm öğrencilere..
Sevgiler.

12 Eylül 2016

İyi Bayramlar

Yıllardır anneme ''Her bayram hastasın bari bu bayram iyi ol'' derdim. Bu bayram da ben hastayım.. Tükürüğümü yaladım yani :D


Ela'nın da bayram yorumu: '' Böyle Türkiye olamaz, danaları neden kesiyorsunuz?'' Evet Ela kurban kesilirken görmüş. Malum ben hasta yatarken annem indirmiş aşağı.. Eski toprak işte, bişey olmaz mantığıyla indirmiş. Hoş Ela etkilenmişe benzemiyor.



Aslında anlatacak çok şeyim var.. Sorunlu bir abim var benim.. Dün Kayseri'de trafik kazası yaptık ve ucuz atlattık çok şükür.. Tek kötü yanı Ela'nın da olaya şahit olmasıydı... Neyse...

Cuma günü İstanbul yolcusuyuz kısmetse.. O değilde düğün için başka zaman yokmuş gibi bu bayram da 3 düğün var.. Biri kuzenimin.. Biri de akrabanın, biri de babamın arkadaşının. Hoş ben düğün için üstüme başıma bişey getirmedim.. Bi kot, Bi tişört, bi de spor ayakkabısıyla gitsem bi şey olmaz dimi? :D 

Büyüklerimin ellerinden (harçlık verirseniz :D ), küçüklerimin de gözlerinden öperim.. Tekrardan iyi bayramlar :* :*

17 Ağustos 2016

Nihan'ın Panoları









Bizim WhatsApp Çatlak Kızlar grubunun Niki'si Nihan'a yapmıştım bu panoları. Sağ altta olan Kokeshi ilk kanaviçe panomdur. Acemi acemi işlemiştim. Üstteki de düğün hediyesi olarak işlemiştim. Yeni gelin evinde en gözde köşesine koymuş canım benim. Güle güle kullansın.
O değil de kendi evimde hiç kanaviçe panom yok. Kendime de yapmalıyımmmm... Kokeshisinden. İsim olan çok banal eskimiş kart gelin bendenize hahaha :D



Sipariş üzerine de yapıyorum. Eğer ben de istiyorum diyorsanız tatlibelaela5238@gmail.com bana mail atabilirsiniz :)




(17 Ağustos depremini unutmadım diyemem yalan olur. Hatırlamıyorum da hatta bilmiyorum da. Küçüktüm, Adapazarı neresi bilmiyordum. Zaten kendim kekeme, yeni hasta, manyak bişeydim kendimi bile hatırlamıyorum topa tutmayın)

Sevgiler..

22 Temmuz 2016

Uçan Balon


Ülke olarak kötü günler geçirdiğimiz konusuna değinmeyeceğim..
Blogum bu konudan geri kalsın istedim. Gerçi Memur oluşumdan mütevellit tüm hesaplarım uzak.
Konuyu sapıtmadan, bu uçan balonu, hayali sevdiğiyle uçan balona binmek olan Özge için yaptım.
Kendisi çok beğenip çok mutlu oldu ya benden mutlusu olmaz :)

Bu yazısında Özgüş bana teşekkür etmiş :) Model seçimini kendisine bırakmıştım çünkü kendi zevkine göre olmasını istedim ve ben de çok severek işledim. Tek sorun sıcaklardan dolayı zorlanmamdı.. Geçte olsa bitti ve eline ulaştı..
Özgüş şimdi gelinlik provasında :)
Özgüş hep mutlu olsun..
İyi ki varsın Özgüş... Seviliyorsun..

Mutlu, umutlu günler...


Ps: Sipariş üzerine yapıyorum. İsteyen olursa tatlibelaela5238@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Model seçimi için Pintereste başvurabilirsiniz :)



14 Temmuz 2016

Ela 4 yaşında

Selam sevgili arkadaşlarım..
Blogumu ihmal ettim, okuyucularımda azaldı haliyle,
Ama haklı sebeplerim vardı. Birincisi, iş yerinde hemen hemen herşey engellendi fotoğraf bile yükleyemiyorum, yorumlara cevap veremiyorum.
ikincisi, işler çok yoğuuuunnnnn
Üçüncüsü, benim meşhur üşengeçliğim :)

Evet...
Ela hanımcım 4 yaşına girdi dün...
Benim çırpı bacaklı kızım ne çabuk büyümüş, halbuki daha dün doğmuştu.
Klasik laf işte.. daha dün doğmuştu, ne çabuk geçti lafı...

Duygu yüklü-duygu sömürüsü- yazı yazmayacağım buraya.. Kızıma ait anı defteri var oraya yazıyorum kendisi büyüyünce o defterden okur nasılsa..

Buraya da böylece yazmış bulunayım..

İyi ki doğdun minik farem, iyi ki beni seçmişsin..
Sana iyi bir anne olamadım biliyorum..
Çok korkunçsun anne gözlerini öyle açma korkuyorum diyorsun, Annen kötü cadı dediğimde de hayır kötü cadı değil sadece gözleri çok büyük diyorsun.. 
Gözlerim büyük değil aslında... 
Sadece annen kelimeleri birbirine bağlayamadığı için seni kaş-göz işaretleriyle uyarıyor :D
Her şeye rağmen iyi ki varsın bebeğim iyi ki...

(Amigurumi tavşanı ben örmüştüm eşimin kuzeninin bebeğine.. Ela hanımcım vermiyor ne yaptı hiç bilmiyorum :D Sana Masha öreceğim kışın dedim o da dedi ki anne sen masha'yı öreceğim demiştin örmedin bunu ördün daha öreceksin bekliyorum dedi. Ne diyeyim haklı çocuk )



20 Haziran 2016

Mim: Benim Hikayem

Sevgili Nabrut bu yazısında etkilendiğimiz hikayeyi yazmamızı istemişti bir mim olarak. Ama gelin görün ki benim elim gitmedi yazmaya. İşler yoğunlaşmaya başladı hiç keyfim yok aman neyse..
Gelelim hikayeme..
Beni etkileyen söz Tebrizli Şems'e ait..

"Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?"

Sağlık sorunlarımla uğraşırken isyan etmemi engelleyen bir sözdür yukarıdaki söz.. Sabır, şükür ve dua'ya sığınmamı sağlayan da.

İkinci bir söz ise; Duha süresinden..

"Ve zamanı geldiğinde Rabb'in sana gönlündekini verecek ve seni hoşnut kılacak"

Hayattan ders almak, etkilenmek için birşeyler yaşamak gerekiyor zannımca. Yoksa hiçbiy şey etkilemez, ders vermez insana. Benim dersim ise "akışına bırak, dua et ve bekle" oldu.

İşte böyle. Biliyorum güzel yazamadım ama idare edin. Beynim durmuş durumda. İşler aşırı yoğun 3 kişi kaldık yetiştiremiyoruz. Tarayıcı arıza vermişken geldim yazmaya.
Sevgiler..

27 Mayıs 2016

Son Zamanlardaki Gündemim: 2nci Bebek

Yok yok hamile falan değilim.
Karnıma yastık koyacağım o derece bezdim.
Ne kadar akrabam, gereksiz arkadaşım varsa '' İkinci ne zaman? ya da var mı başka bir bebek?'' diye mesaj atıyorlar.
Yılda 1 kere gördüğüm akrabalarım '' Hadi artık bir bebek yap ta sevelim'' diyor. Dur orda! Yılda 1 kez ya görüyorsun ya görmüyorsan sana ne yani?
Ameliyata girdim, ertesi gün üniversiteden arkadaşım mesaj attı '' Ela genç kız olmuş ikinciyi yap artık'' Ya bi sor önce iyi misin? moralim tepetaklak zaten ne bebeği?
Bakacak olan sen değilsin, neden devamlı baskı yapıyorsun anlamıyorum yani.
''Babaannesi bakar'' lafına ayrı bir gıcık oluyorum.
Kadının gönlü var mı bakmaya bir sor yani.
Bakma konusunu geçtim, halihazırda olan Ela'yı okula daha verememişken, maddi imkanı sağlayamamışken yeni bir bebeğe ve Ela'ya haksızlık değil mi?

He bir de,
Kadınların söylemesini geçtim erkekler bile karışıyor artık.
Geçenlerde iş iş yerinde arkadaşlar bana biraz kilo al demişlerdi, Erkek arkadaşımız da, yok almasın ikinci bebeği yapınca nasılsa kilo alacak.
Sana ne yani yapıp yapmayacağımdan?
Ortanca halamın damadı, küçük halamın kayın biraderi oluyor.
Her gün yazıyor bebek geliyor mu? düşün artık şu bebeği.

Yeminle bezdim sabır çekiyorum, Annem de bu furyaya katıldı kayınvalidemden bekliyorum hadi 2nci torunumu yap baskısını. '' Bakacaksan eğer, yapicam tamam'' dicem ahahah :D

Şimdiden mutlu haftasonları olsun <3


09 Mayıs 2016

Büyük Buluşma :)

Bu yazımda bahsettiğim Ayşe'ye gittmiştik dün..
Sakarlığımız üzerimizdeydi.. Baştan başlayalımmı günü anlatmaya? Anlatsam da gülseniz pazartesi sendromunuz kalmasa :)
Efenim şimdi biz sabah kahvaltı yaptık Ayşe'nin becerikli ellerinden. Sonra kocalar bebeleri parka çıkardı biz bir bardak daha çay içip çene çalalım dedik ama o da ne? Önce Ayşe elini yaptı sonra ben komple kendimi yaktım :D 
Beyaz tişört giymiştim ben. Çay lekesi elde çıkmadı makineye attı Ayşe sağolsun çıktı o :D Kotumu da elde yıkadı. Sonra bulaşıkları topladık falan. Bu da günün nazarı olsun :D
Tişörtüm nemliydi sıcak ütü bastık, kotum kurumuştu işte bir şekilde hallettik.
Sonra meşhur göle gittik..

Çaputçuuuu Kero. Hırkayı belime doladım kot ceketi giydim nasıl kafam varsa :D Eşimle Ela'yı çekerken Ayşe tarafından yakalandım

Ela ve Kıvanç.. Ayrılık zamanı Elacım ağladı

Balonları çekeyim dedim herifler geçti.

Şu manzaranın güzeliği...
❤❤❤

Hiç dönesim yoktu İstanbul'a... Ama şartlar...
Herşey çok güzeldi. Şehrin kalabalığında değil de doğayla iç içe olmak huzur vericiydi...
İşte böyle sevgili blogcum. Mutluydum haftasonu...



04 Mayıs 2016

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!

Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.


Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.


Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.


http://www.unutkananneler.com/


Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.



 

Bir boomads advertorial içeriğidir.



26 Nisan 2016

Okuma Halleri - Sinan Akyüz - Piruze Şam'da Bir Türk Gelin

Aşık karalı mısın, candan yaralı mısın?
Nedir sendeki bu hal,
Yoksa sen Şam'a gelin gelen Türk kızı mısın?

Su, susuzluktan deli olmuş bir kişinin gözü önünde ve kendisi de su içinde, fakat akıp giden sudan haberi yok..

Piruze'nin babası Diplomattır ve bir gün tayinleri Şam'a çıkar. İlk başta Piruze Şam'ı sevmez. Londra'ya okumak için gitmek ister fakat babası göndermez. Ve bir gün Piruze doğum günü partisinde Wassim'i görür ve aşık olur. Wassim ve Piruze evlenirler. Fakat, Şam'da Şeriat Kanunu geçerli olduğu için Wassim uçkuruna sahip çıkamaz. Önce evlenmeye kalkar, yakalanır Piruze onu çocukları hatırına affeder. Sonra evdeki hizmetçi olan Newja aralarında olan ilişkiyi diş macunu muhabbetiyle ele verir. Bir süre sonra Wassim'in şoförü Tarek Piruze'ye iftira atar ve Wassim onu öldüresiye döver. 
Piruze oğullarını alarak Türkiye'ye kaçmaya çalışır fakat, Şam'da muhaberat olduğu için kocanın izni olmadan ülke dışına  çıkamaz. Çocuklarını Şam'da bırakıp kaçar.
 Wassim, çok sevdiği karısını kaybeder, kaybetmeden önce ona acı çektirir sonrasında oğulları Amer, İmad ve Rami'yi ona göstermez.
....
Yıllar sonra Piruze zengin olmuştur. Mağazasına gelen Alia ile tanışır. Alia, Amer'in arkadaşıdır. Piruze tam 21 yıl 4 ay 13 gün sonra ilk göz ağrısı Amer'e kavuşur..


Eğer okumadıysanız, mutlaka okuyun derim...



25 Nisan 2016

Teras İnşaatı

Hafta sonu çok çok yorucu geçti. Dubleks evde oturmak tam meşakkatli iş yahu. Temizliği ayrı zor yaşaması. Biz iki aile beraber yaşadığımız için dubleks evdeyiz. Bizim evin terasında ardiye vardı çatı altında. Şiddetli yağmur yağınca aşağı katı su bastı. Bizde ardiyeyi boşaltıp çatıyı kırıp terasa bağladık.
Valla önceki halini çekmeyi unutmuşum. çatı vardı orda duvarı kırdık, beton döktük falan filan. Hiç usta falan yok tamaean eşim, kayınpederim ve kayınbiraderim yaptılar.
Son hali bu durumda elbette bitmedi dün akşam yine sağanak yağmur yağdı. Hayırlısıyla bi biteydi de Teras Cefami açaydım :D
Teras cafe demişken, İstanbulda balkonlar artık yok denecek kadar az malum. bizim teras burası da eklenince baya bi büyük oldu haliyle. Yazın herkes bizde toplanıyor ve haliyle çok yoruluyorum pastaydı, kekti, börekti, çörekti.
Bundan sonra dicem ki; terasa gelmek isteyen yanına pasta-börek- çörek getirsin çay bedavaaa :)
Kayserilinin ticaret zekası anca bu kadar ahahah :D 
Teras İnşaatı bitsin düzenleyeyim son halini paylaşırım.
Mutlu haftalar...


20 Nisan 2016

Okuma Halleri - Marlo Morgan- Bir Çift Yürek

Günaydın...
Bundan sonra bloguma okuduğum kitaplarımı yazmaya karar verdim. 
Blog başlığımı Özge'den çaldım :) 
Kızma Özge'm :D

Bir Çift Yürek ameliyat sonrası hastanede okumuştum. Başta çocuk kitabı gibi gelmişti aslında.. Ama öyle değilmiş..

Kitabın konusu : Aborijin yerlilerinin yaşantılarını ve bu yaşantının aslında bütün insanların ortak yaşantısı olduğunu fakat bizim buna ne kadar yabancı olduğumuzu anlatıyor.

(aşağıdaki kısmı netten aldım)
Amerikalı bir tıp doktoru olan Marlo Morgan gerçek bir olaya dayanan bu kitabında Avustralya’da yaşadığı ruhsal bir yolculuktan bahsetmektedir. Yazar, göçebe bir kültüre sahip Avustralya yerlileri olan Aborijinler eşliğinde, kabilenin kendilerini adlandırdıkları şekliyle ” Gerçek İnsanlarla” birlikte dört ay süren ve çölü boydan boya katettikleri uzun bir yürüyüşe çıkar. Bu süre boyunca, çölün çorak coğrafyasındaki bitkiler ve hayvanlarla uyum içinde yaşamayı öğrenir. Olağandışı insanlardan oluşan bu toplulukla birlikte yaptığı bu yolculukla Morgan, bu insanların 50.000 yıllık kültürlerinin felsefesi ve bilgeliği ile tanışır.

Bu kitap sizi alıp başka dünyalara götürür....
Okurken Aborijinlere özendim diyebilirim.
Hiçbirşey olmadan nasıl yaşanır? İnsanlığın gelişini, insanlığın geçmişi nasıldı?
Okurken ellerimde kablolar olduğu için altını çizemedim , not alamadım.
Gerçi kitap kuzenimin kızınındı istesem de çizemezdim ki :) Kitap getirin bana diye sayıkladığım zamanlardandı, annemler ne kitabı bee yat uyu diyorlardı. Yok anacım başka türlü zaman geçmiyordu :D

Demem o ki.. Bu kitabı mutlaka ama mutlaka okuyun. Eminim sizlerde Aborijinlere özenirsiniz.. 

15 Nisan 2016

2 Ay Öncesini Unutmaya Çalışmak...

Bir önceki postumda ruhsal bunalım içinde olduğumu söylemiştim.
Gerek insanların davranışları, gerek benim bilinçaltımın başarısız operasyonlarımı gözler önüne getirmesi...
İnsanların kırıcı sözleri yüzünden ben telefonumdan Facebook'u sildim.
İş yerinde zaten erişim yasağı var yani engellendi istesem de giremiyorum.
en çok yaralayan mesajlar şunlardı...
- Olmadı mı? ne üzücü...
- Başka doktora başka hastanede tekrar denesen?
- Kısmet..
- Bak Ela sağlıklı ve yanında. Onu düşün..
- Biz seni böyle de seviyoruz artık üzülme..

Ben ölümü, felç kalmayı göze alıp girdim ameliyata.. Tekrar denemek? Dile kolay tabi ben 4 kez oldum ki birini silelim o gerekliydi kulak zarım patlamıştı. 3 kez koklear implant ameliyatı oldum üçü de başarısız...

Bir de kalabalık ortamlarda dışlanmışlık hissi var. İşte en çok yaralayan o.
Unutmaya çalışsam da saçlarımdaki kazıntı, ameliyat izim, narkozun verdiği ve henüz geçmemiş olan uyuşukluk unutturmuyor işte.
Aklıma geldikçe o acıyı tekrar tekrar yaşatıyor bilinçaltım..
Acıyor.. Kafam kalkmıyor.. Yürüyemiyorum.. Kollarım kalkmıyor.. Gözlerim açılmıyor...
Ne zordu...
Konuşurken gözyaşlarım istemsizce dökülüyor.
Durduk yere ağlamaya başlıyorum sonra.
Bazen tek başıma çekip gidesim geliyor.
Sonra Özge'nin dediği geliyor aklıma...
'' Ela? Ela'ya ne olacak?''
Sahi..
Ne olacaktı Ela'ya.. Onun ne suçu vardı ki?
O aklıma geldikçe hayata sımsıkı sarılmak yerine keşke evlenmeyip çocuk yapmasaydım diyorum.. Ela'dan aksine Kocci'nin de ne suçu vardı ki bunları yaşamaya?

Bunları unutmak için beynime format attırasım var.. EMDR miymiş adı her ne naneyse..
Sizlere komik gelebilir aslında..
Yüzüm gülüyor, hayatım devam ediyor ama..
İç dünyam karmakarışık.. İşte bu beni çok çok yoruyor..
Psikolojik yardım al doktora git diyenler oldu. İlaçlar beni uyuşturuyor ve uyutuyor, gitmek istemiyorum..
Ben kendim yenebilirim bu duyguları ama benim biraz zamana ihtiyacım var..
Birde...
İnsanlardan (özellikle yakın çevremden) birazcık ta olsa empati yapılmasını, kendilerini benim yerime koymalarını istiyorum..
Az, biraz anlasalar beni üzmezlerdi...
Neyse..
İçimi döktüm yine..
Dualarda unutulmamak dileğiyle..
Hayırlı cumalar ve #happysundayeveryone :)
görüşmek üzere...



14 Nisan 2016

Herbalife Shake

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki..
Bu aralar ruhsal bunalım içindeyim. Kouşurken durduk yere ağlayasım geliyor. Babam iş yerindeyken beni arıyor ve ben telefonu açamıyorum. Başlıyor benim gözlerim akmaya.. Allah'ım yardım et demekten başka bişey gelmiyor elimden..
Neyse...
Geçtiğimiz hafta Fikrimühim'den bir paket geldi. Herbalife Vanilyalı Shake.. Öğün yerine geçiyormuş yemek yemiciin onu içiciin. Kilo kontrolüymüş falan filan. Anacııım ben yemek yemeden duramam. İş çıkışı eve gidince acıkmış oluyorum kocci-kayınpeder gelene kadar açlığı bastırmak için içiyorum.
İş çıkışı balkonda işleme yaparkene :D

Tadını sevmeyen olmuş ama ben çok sevdim :) Kilo kontrolü için değil de açlığı yatıştırmak için içerim ben bunu.
Geçmişte benim kokmuş çorap kayınçı satış danışmanıymış bu herbalifenin. 
Kartviziti vardı evde ondan biliyooom. Ben evli değildim o zamanlar.
Şişko diyordu bana. Madem kilo kontrol danışmanısın git nişanlını zayıflat diyesim geliyo. 
Neyse.
Ben işime döneyim..
Foto çekmeye üşendiğim için post giremiyorum.
Yoksa maymun iştahlıyım ben elimde kaç iş var :D
Sevgiler..

08 Nisan 2016

Anne Çişim Geldi

Başlıktan anlaşıldığı gibi şu çiş mevzusu beni deli ediyor...
Ela 3,5 yaşında. ay hesabı yapmıyorum unuttum 3 ay sonra 4 yaşına girecek.
Konumuz o değil.
Ne zaman yemek yemek için sofraya otursam
-anneee çişim geldi.
Koş hadi wc ye. Bekle anam bekle..
Anne bitti mi?
Kızım ne bileyim bitti mi? yapan sensin benim sormam lazım sana.
Bitti kalkalım.
El yıka kurula çık vallahi iştahım kalmıyor yemek soğumuş oluyor.
tüm yemek yeme isteğim kayboluyor..

Uyumak için yatağa giriyoruz. Hayır yatağa girmeden önce soruyorum gidecekmisin wc'ye?,
Yokkiiii diyor.
e madem yok o zaman hadi yatağa.
5 dk sonra şaplağı suratıma vurup
Anneeee çişim geldi.
Yok vallahi bu çiş mevzusu beni deli edecek.
Bebekken ne güzeldi altı bezli oh miss. Çişim geldi diye suratına da şaplak yemiyorsun :)
Birde dalga geçiyor sırıta sırıta. O an çocuğu parçalaya parçalaya gıdıklayasım geliyor ahahha :D
Kalkmıcam sen git yap gel deyince.
Yatağa işerim bak diyor. İşeme hadi koş koş :D
Ne zaman düzene girer bu konu aceeep?

01 Nisan 2016

Happy Birthday Me!

Ela doğduğu gün anneme sormuştum..
'' Anne ben doğduğumda ne hissettin?'' diye..
Annem de demişti ki..
'' Abin doğduğunda üşüdüğümü, sen doğduğunda karnımın ağrısını hissettim'' demişti..
(Epidural sezeryanla doğmuşum ahaha  )
'' Bu kadar mı?'' demiştim..
'' Bu kadar'' demişti..
İşte böyle sayın seyirciler, bugün annemin karnını ağrıttığım, babamın gözbebeği, abimin cazgır kardeşi olduğum gün....
Öyleyse,
İyi ki doğmuşum ben..
İyi ki anneme ve babama ablamın ölümünü bir nebze de olsa unutturabilmişim...
İyi ki abimin kardeşi olmuşum..
Ama..
Üzgünüm abi,
Küçük yaşta bu cazgır kardeşin hasta olup seni babaanneme ve dedeme bıraktırdı.. Benim elimde olan birşey değildi.. O günden sonra acını beni döverek çıkartmıştın... Sen de çocuktun, senin de anne ve babaya ihtiyacın vardı ama annem ve babam benim yanımdaydı.. Keşke elimde olsa o günlere geri dönebilsem..
Ne yapalım bir çocukluk travması olarak kaldı ikimizde de.. Yine de.. Özür dilerim...Seni çok seviyorum..

30 Mart 2016

Kanaviçe- Etamin Her Neyse... Panolarım

Günaydın blogcum..
Bir önceki postumda kimseye cevap yazmadım.. Bilerek yazmadım.. Ne diyebilirdim ki?
Neyse...
Güzel şeyler konuşalım istedim bugün.
Aşağıdaki panoları sipariş üzerine yapmıştım.
Hala göndermedim bekliyorlar :)
Bu tadilat bekliyor. Tepedeki dantel çiçeği çıkarıp başka bişey takacağım. Kocaman olmuş çünkü.
Bunda çiçeğin altında şemşiyesi var. Kapanmış ama napalım sahibesi beğendi.
Yalnız ismi Feyzullah olmasaymış o zaman dedim Yıldız'a. Ortalamaya çalıştım olmadı. Sökeyim dedim sökme emeklerine yazık, hem ortalanması şart mı? dedi. Doğruyu söyle Yıldız beğenmediysen göndermem gerçekten dedim. Beğendim dedi.. Umarım gerçekten beğenmiştir.
Feyzullah annemin dayısının oğlu oluyor. İsim büyük dedenin ismi :) Küçük dayımın adı da Feyzullah. Ne zor söyleniyor bee. Feyzi diyoruz kısaca :D
Arka kısım da böyle. 

Yorumlarınızı alayım. Nasıl olmuş?

Aslında sipariş alma gibi bir hevesim yoktu. Talep olunca denerim dedim. Sevilince neden olmasın dedim sonra.
İsteyen olursa şayet, mail adresim tatlibelaela5238@gmail.com
Şimdilik iki güzel gelin olacak arkadaşlarım için hediye zamanı.. Birini başladım yarım o bitsin diğerini başlayacağım. iyi ki ikisi de kuş seçmedi.. Kuş işlemekten sıkıldım çünkü :D 

Mutlu hafta ortaları..



28 Mart 2016

Ne İstediniz Çocuklardan


Gif:2014 yazı. Ela 2 yaşına henüz girmemişken.

Karaman'da 45 çocuğa tecavüz edildi. Pardon İstismar edildi.
13 yaşımdayken eniştemin tacizine uğramıştım ben.
Sema Ramazanoğlu hanımcım 1 kereden birşey olmaz diyor.
Nereden biliyorsun birşey olmayacağını????
Başına geldi mi hiç?
Üstünden yıllar geçti ben o eniştemi hala gördüğümde neler hissediyorum biliyor musun hiç??
Ailem bilmiyor...
Söylesem halamın yuvası bozulur diye korktum!
Şimdi benim de çocuğum var. Bir ihtimal başına gelirse ne yaparım diye düşünüyorum. 
O da benim gibi saklar mı acaba? 
O da benim gibi psikolojikman olarak çöker mi acaba?
Ne olur günahsız masum yavrulara dokunmayın..
Uçkurunuza biraz sahip çıkın..
Dünyayı kirlettiniz iyice..

(Sevgili kuzenlerim Mehmet Ali ve Büşra. Biliyorum siz beni okuyorsunuz. Eğer bunu da okuduysanız annemlere söylemeyin rica ederim... )

03 Mart 2016

Umursamaz Olamamak

Mutlu Perşembeler...
Umursamaz olamamak konusunda çok dertliyim ben.. Ne safım üzülen hep kendim oluyorum.

Biliyorsunuz 6 gün arayla 2 ameliyat olmuştum geçtiğimiz ay. Doğal olarak sevdiklerimden mesaj bekledim. Ama en çok ta kaynım ve eltimden. Evli değiller henüz sözlüler. İkisi de işleri düştüğünde yazarlar bana. Bense aklıma ne zaman gelirse yazarım. Kaynımla aynı evdeyiz ona yazmasam da olur fakat eltime hep yazarım. Aklıma gelir hediyeler alırım ya da yaparım. Doğal olarak ameliyat olduğumda ikisinden de '' Çabuk iyileş ve hemen dön'' mesajı bekledim. Fakat ikisi de yazmadı. İkisine de çok kırıldım. 2nci ameliyatımdan sonra yazdıklarında '' Nihayet aklınıza gelmişim. Bu kez işiniz düşmedi dimi? İkinize de çok kırgınım artık umurumda değilsiniz. Değerli vaktinizi çaldığım için özür dilerim, iyi günler'' dedim ikisine de. İstanbula geldiğimde ikisine de '' Siz kimsiniz ki tanımıyorum sizi'' dedim.

Ama.....

Geçtiğimiz hafta sonu eltim annesiyle tartışıp evden ağlayarak çıkmış. Eşim o esnada dışarıdaydı görmüş. Sormuş neden ağladığını ama söylememiş. E bende duramadım aldım telefonu elime. Yazdım'' İyi misin?'' diye. '' Çay koydum gel bize belki içini dökersin'' dedim. O da geldi. Gittikten sonra kayınvalideme dedim '' Anne ben neden umursamaz olamıyorum? Hastanede sana demiştim artık umursamayacağım demiştim ama olmuyor, sonra üzülen, kırılan hep ben oluyorum'' dedim. O da dedi''.... yengem zamanında beni çok kırmıştı ama ben ona aynısını yapamadım. İçimden gelmedi, kıyamadım ona. Senin de içinden gelmiyor, kıyamıyorsun. Zamanla o kötü sen iyi oluyorsun. Takılma bu konuya'' dedi. Anne dedim benim derdim iyi olmak değil. Biraz da ben umursamaz olayım kıymetim bilinsin istiyorum dedim. Zaman her şeyi gösterecek dedi.

Ben iyi niyetliliğimin kullanıldığını hissediyorum çoğu zaman. O yüzden bazıları gibi '' o beni aramamıştı banane bende onu aramam ağlasın, çok ta tın'' demek istiyorum ama olmuyor..

İşte böyle.. Kırıldım evet, hala içimden bir ses umursama boş ver diyor ama olmuyor...
Neyse...
Bol umursamaz günler dilerim efendim :)


25 Şubat 2016

Bir Psikiyatrist-Psikolog Hatırası :)

Efendim geçen ay bugün hastaneye yatışım yapılmıştı. Hastaneye yatışımı söylemişlerdi ama ben kayıt yapar dönerim eve, ameliyata kadar kalmam yaaa demiştim ama öyle olmadı göndermediler eve. Pijama falan da almamıştım yanıma. Ev tee köyde gidemeyiz de almaya. Annem, kayınvalidem ve abim çıktılar bana birkaç parça eşya almaya. Kaldım mı hastanede tek başıma. Çantamda kitap vardı okurken biri geldi.
- Merhaba ben Doktor Derya. Psikiyatrist polikliniğinden geliyorum.
- Merhaba, hoşgeldiniz, memnun oldum.
- Sana birkaç soru sormam gerekiyor. Neler yaşayacağını,seni nelerin beklediğini biliyorsun değil mi?
- Evet herşeyin farkındayım.
- Güzel. Şimdi seni değerlendirmem gerekiyor. Adın-soyadın-yaşın-mesleğin- medeni durumun?
- (Hepsine teker teker cevap verdim.)
- Güzel. Peki burası kaçıncı kat?
- 4
- Bugün günlerden ne?
- Pazartesi
- Bugün ayın kaçı?
- 25 Ocak
- Ekmeğin fiyatı kaç?
- 1 lira
- 6x3=?
- 18
- 9x8=?
- Çarpım tablosu ile aram yok bilmiyorum :D
- Peki 7-4=?
- 3
- Aferim. Ayağını yorganına göre uzat ne demek?
- Bilmem
- Sakla samanı gelir zamanı?
- Sakla zamanı gelince kullanırsın.
- Neşen, keyfin bilmem neyin nasıl?
- Maşallah iyiyim.
- (bu hastaneye 6 yaşından beri geldiğim için benim tüm bilgilerim mevcut. Eskiyi deşti)
- İntihar vakası var neden?
-Arkadaşlarım benim işitme engelimle dalga geçtiği için. Birde psikolojik sorunlarım vardı.
-Peki şimdi öyle bir düşüncen var mı?
- Hayır yok.
- Nasıl iyileştin?
- İlaç aldım en başta ama ilaçlar beni serseme çevirince kendimi hobiye verdim. Kitap okudum, örgü ördüm falan.
- İlaç adı?
- Valla yıllar geçti hatırlamıyorum.
- Tamam şimdilik ben gidiyorum yine geleceğim.
- Peki.

Gitti, ertesi gün yukarıdan çağırdılar. Allahım diyorum bu soruların benim ameliyatımla ne ilgisi var? Yukarıda sorulan sorular da şöyle.
- Ev neden yapılır?
- Rüzgar şu yöne esinde bayrak ne tarafa dalgalanır?
-3 tane kuş ismi söyle
- Gölge en uzun hangi vakitte görülür?
- Cinsellik ne için var? (Tövbe Allahım)
- böyle saçma sapa sorularla 1 saat oyaladılar beni. İnsan, hayvan, ev, ağaç resmi çizdirdiler. Labirent çizdirdiler. Gidebilirsin. Eşin gelsin. Eee eşim İstanbulda. Neyse ki ben ameliyattayken geldi. Ona da şunları sormuşlar.

- Eşinin seni aldatmasından şüphen var mı? Eşin sensiz geziyor mu? Evi terkettiği oluyor mu? Kızınıza zarar veriyor mu? vs vs vs...
Allahım dedim ne alaka?  Eşim neyse kızıma nasıl zarar verebilirim ben? Piskopat mıyım? cani miyim diyesim geldi kadına. Akli dengem yerinde mi, ameliyata uygun muyum diye soruyorlarmış bu soruları. Çok saçma gerçekten. İlk başta sorularla eğlendim ama sonra bunaltmaya başlamıştı hele hele özel hayatıma girene kadar.
Eşim de doğal olarak affalladı. Beni bu saçma sorular için mi çağırdılar diye söylendi :)
Bir önceki 2009 daki ameliyatımda Psikolog, Psikiyatri falan gelmemişti, ikisi de aynı ameliyattı yadırgadım açıkçası. Bence çok gereksiz saçma sorularla insanları oyalamasalar iyi olurdu.
Nihan istedi yazmamı yazdım işte kısaca.
Laf aramızda unutum bazı soruları. Bunları unutsam iyi DYS şifrem de yanlış çıkıyor açılmıyor sabahtan beri açamadım işlerim bekliyor böhhhüüü :D
Sağlıklı günler dilerim :)

24 Şubat 2016

Geri Dönüş

Selam.... Mutlu hafta ortaları...
Biliyorum bir çoğunuz beni merak ediyorsunuz aeliyatımın başarılı geçmiş olmasını ümit ediyorsunuz. Ama olmadı, başarısız geçti, duyamayacağım ben.

Üzülme, senin imtihanın da buymuş, bak ne güzel kızın var diyeceksiniz biliyorum. Demeyin, ben her şeyin farkındayım ve bolca şükrediyorum.... Beni tanıyanlar biliyor asla ama asla isyan etmedim...

Neden başarısız geçti, neden olmadı merak edenlere.... Anlatayım...

Efendim siz benim 1 kez olduğumu zannediyorsunuz ya yok öyle değil ben sağ kulağımdan tam 4 kez ameliyat oldum biri 2009daydı o da olmamıştı. Diğer 3 ü 2.5 ay içinde oldum. Birincisi 20 Kasım 2015- Timponaplasti- buna 2009 daki ameliyatımdan hasar kalmıştı onu onardılar. Kulak zarı-kemikçik zinciri onarımıydı yani bunun duymamda bir katkısı olmayacaktı. 
28 Ocak 2016- Eksplotaris Timponatami (ne kadar doğru yazdım bilmiyorum ) bu ameliyatım aslında koklear implant takılması içindi bir sorun vardı iç kulak sıvı toplamıştı ve koklear implant takılamamıştı. Ama kulak salyangozuna takılacak olan implant takılabilmişti. İç kulaktan dışarı hortum takıp içindeki sıvıyı kurutmaya çalıştılar. Sıvı kurudu ve tomografide sorun gözükmüyor ameliyatım kesinleşti.
04 Şubat 2016-koklear implant takılması- (Ameliyata girmeden önce bol bol dua etmştim. Rabbim hakkımda hayırlısı neyse onu ver sana bırakıyorum diye. demek hakkımda hayırlısı duyamamammış)
Koklear İmplant neden takılmadı? Ben menenjit sekeli olduğum için beyin sapındaki kemiğin eğri olmasından dolayı takılamadı. Normalde bu ameliyat 4 saat sürerken bende 6 saat sürdü. Dr kemiğe zarar vermeden takmak için çok uğraşmış. (kemiğe zarar gelseydi felç-ölüm riskim vardı. Ben ameliyata girmeden önce tüm riskleri kabul edip imzaladım. Bunun yanı sıra tekrar menenjit geçirme riskim vardı. ki hala da var ateşimi kontrol altına almamız gerekiyor. Eğer ateşim 39u aşarsa menenjitim tekrar edebilir) 

Olmam gereken bir ameliyat daha vardı ama babam kabul etmedi. Beyindendi bu kez. Babam dedi ki '' kızım sen de yıprandın, biz de. Senin için elimden gelen her şeyi yapmaya çalıştım. Bir kulağını 4 kez açtılar ama artık izin vermiyorum bu kez beynini açmalarına izin veremem. Ölebilirsin de, tamamen felç kalabilirsin de. Dr. garanti veremiyorum ameliyat masasında kalabilir dedi. Senin bir kızın var artık sen annesin. Torunumun annesiz büyümesini istemiyorum. Duymadan da yaşayabiliyorsun artık üzülme'' dedi ağlayarak. 

İşte böyle sevgili arkadaşlarım. Çok ama çok yıprandım. Tamamen iyileşmedim henüz ağrılarım var. Yarın iş başıyım. Çok kilo verdim, yemek yemek adeta işkence gibi. Çiğnemek çok zor. Bilen biliyor ya gözlerimin önünde iskenderler, wafflelar, pizzalar dans ediyor. Henüz onları çiğneyemiyorum. Sulu yemekler yiyebiliyorum. Kilo vermek isteyen arkadaşlarıma da gidin ameliyat olun verirsiniz diyorum :)

Şunu anladım ki sağlıktan önemli hiçbirşey yok bu hayatta... Sağlıklıyken, sağlığınızın kıymetini bilin...
Bol yemeli-içmeli, sağlıklı günler dilerim ve ben ütü yapmaya kaçarım... :)

19 Ocak 2016

Umuda Yolculuk....

Günaydın blogcum...
Dün kar tatilinden dolayı evdeydim. Engelli kadrosundan olunca kar tatili kaçmazdı tabiii :) Eloş'la uğraştım baya bir. Sonra Kayınpederimle babam konuştu çarşamba günü Kayseri'de olmam gerekiyormuş. Odyometri ve tomografi çekinecekmişim. Eğer timponaplasti ameliyatım(kulak zarı-kemikçik zinciri onarımı) iyileştiyse ameliyata alınacakmışım...
Dua edin ne olur... Bu kez canım kızımın söylediği '' Canım annem, güzel annem, bitanem'' şarkısını duyabilmek istiyorum... (dudak okuyorum ya Ela'nın bu söylediklerini anlıyorum)
Gurbette olduğum için, Anne ve babamın telefonlarını açıp uzun uzun konuşabilmek istiyorum. Geçtiğimiz hafta babam beni iş yerindeyken 2 defa aradı telefonu açamadım yolda giderken ağladım..
En önemlisi de bunca yıl çektiğimin son bulmasını istiyorum.. -1997 yılından beri..-
Annemlerde internet kapanmış. Bu süre zarfında beni merak ederseniz, ınstagramda aktifim.. @kerime_gunaydin
Dualarda unutulmamak dileğiyle..
Sağlıkla kalın...

01 Ocak 2016

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.


Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.


Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.



Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.


Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.


Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.


 

Bir boomads advertorial içeriğidir.